
Avukatlık Hizmetlerimizi karşılıklı güven, gizlilik ve şeffaflık ilkelerine uygun şekilde yürütmekteyiz.
Türkiye’de çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin yeni bir hukuki dönem başladı. Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik, 10 Ekim 2026 tarihli ve 33396 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış ve 1 Kasım 2026 itibarıyla yürürlüğe girmiştir.

Yönetmelikle birlikte 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal medya hizmeti sunulması yasaklanmış, 15-18 yaş arasındaki kullanıcılar için ise sıkı kurallara bağlı “çocuklara özgü” bir hizmet modeli getirilmiştir. Bu yazıda Bolak Hukuk Bürosu olarak; düzenlemenin dayanağını, ailelerin ve çocukların haklarını, mevcut hesapların akıbetini ve hatalı bir yaş doğrulamasına karşı başvurulabilecek yolları sade bir dille ele alıyoruz.
Yönetmelik, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından hazırlanmış olup 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un ek 4. maddesine dayanmaktadır. Ek 4. madde, sosyal ağ sağlayıcıların (sosyal medya platformlarını işleten şirketlerin) yükümlülüklerini düzenleyen temel hükümdür.
Düzenlemenin kapsamı oldukça geniştir:
Son nokta önemlidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre kural olarak erginlik 18 yaşın doldurulmasıyla başlar; ancak evlenme veya mahkeme kararıyla daha erken ergin kılınmak mümkündür. Yönetmelik, bu istisnai erginlik hâllerinde dahi kişiyi sosyal medya bakımından “çocuk” saymaktadır.
Yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamaz. Yeni hesap açılırken yaş doğrulaması zorunludur ve doğrulama sonucunda 15 yaşından küçük olduğu anlaşılan kişinin hesap açma talebi reddedilir.
Bu bir tavsiye ya da ebeveyn tercihine bırakılmış bir kural değildir. Ailenin onay vermesi, 15 yaş altındaki bir çocuğa hesap açılmasını hukuken mümkün kılmaz; yükümlülük doğrudan platforma yüklenmiştir.
Yönetmeliğin 7. maddesine göre yaş doğrulaması, e-Devlet üzerinden üretilen bir yaş doğrulama belirteci (dijital bir yaş onay kodu) ile yapılacaktır. İşleyiş şu şekildedir:
Belirteçte yalnızca kullanıcının 15 yaşını ve 18 yaşını doldurup doldurmadığı bilgisi yer alır. Ad, T.C. kimlik numarası, platformdaki kullanıcı adı gibi kişiyi belirlenebilir kılan hiçbir veri bulunmaz. Platform, belirteci yaş doğrulama dışında hiçbir amaçla kullanamaz.
Bu model, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 4. maddesinde yer alan ve kişisel verilerin işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olmasını öngören ilkeyle uyumlu bir tercih olarak değerlendirilebilir. Platformların kimlik belgesi fotoğrafı veya yüz taraması gibi daha müdahaleci yöntemlere başvurmasının önü kapatılmıştır. Çocukların kişisel verilerinin korunması meselesinin ceza hukuku boyutunu kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçunu incelediğimiz yazımızda ayrıca ele almıştık.
Türkiye’de geçici olarak bulunan yabancılar, yaş kontrol mekanizmalarından muaf tutulmuştur. Bu kişiler dilerlerse kimlik doğrulaması yapmadan, yalnızca pasaport bilgileriyle e-Devlet’te istisnai bir belirteç oluşturabilecektir.
Yönetmeliğin 6/3. maddesi uyarınca, doğrulanmış bir hesabın kayıtlı yaş aralığı dışında birisi tarafından kullanıldığına dair makul şüphe doğarsa platform hesabı askıya alacaktır. Hesabın yeniden açılabilmesi için yaş doğrulamasının tekrarlanması gerekir.
Uygulamada en sık karşılaşılacak durumlardan biri, ebeveynin kendi hesabını çocuğuna kullandırmasıdır. Örneğin 12 yaşındaki bir çocuğun, annesinin doğrulanmış hesabından düzenli olarak içerik paylaştığı bir senaryoda platform, paylaşım içerikleri ve kullanım alışkanlıkları üzerinden makul şüphe oluştuğu gerekçesiyle hesabı askıya alabilir. Bu durumda hesabın tekrar açılması için ebeveynin yeniden doğrulama yapması gerekecek; çocuğun kullanımı ise hukuken mümkün olmayacaktır.
Yönetmeliğin en kapsamlı düzenlemesi, 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşından küçük kullanıcılara ilişkindir. Bu yaş grubu sosyal medyayı kullanabilecek, ancak yönetmeliğin 8/5. maddesinde sayılan zorunlu kısıtlamalarla:
| Alan | Çocuk hesaplarında zorunlu kural |
|---|---|
| Hesap görünürlüğü | Hesap varsayılan olarak gizli açılır; kullanıcı isterse herkese açık yapabilir. |
| Takipçi listeleri | Takipçi ve takip edilen listeleri başkalarına gösterilmez. |
| Mesajlaşma | Yalnızca çocuğun takip ettiği hesaplar mesaj gönderebilir; “görüldü” bilgisi gösterilmez. |
| Rehber eşleştirme | Telefon rehberi, e-posta adres defteri veya diğer uygulamalarla eşleştirme yasaktır; bu yolla elde edilen veriler gecikmeksizin silinir. |
| Bulunabilirlik | Çocuk hesabı “önerilen hesap” olarak gösterilmez, aranabilir ve bulunabilir kılınmaz. |
| Ekran görüntüsü | Profil fotoğrafı, paylaşımlar ve görsellerin ekran görüntüsünün alınmasını engelleyen teknik tedbir alınır. |
| Canlı yayın | Canlı yayın özelliği sunulmaz. |
| Sonsuz kaydırma ve otomatik oynatma | Ardışık içerik sunan arayüzler uygulama, internet sitesi ve diğer tüm arayüzlerde yasaktır. |
| Reklam ve profilleme | Çocuğun verileri profillemeye ve kişiselleştirilmiş ticari reklama konu edilemez. |
Bunlara ek olarak en yüksek gizlilik ayarları varsayılan olarak uygulanacak, veri işleme asgari düzeyde tutulacak ve sözleşme ile gizlilik politikaları çocuğun anlayabileceği bir dille sunulacaktır. Bağımlılık geliştirebilecek hizmetler de bu yaş grubuna sunulamayacaktır.
Yönetmelik, platformların bu korumaları dolaylı yoldan aşmasının da önüne geçmektedir. Arayüz tasarımı, bildirimler veya tekrar tekrar izin istenmesi yoluyla çocuğun kapalı özellikleri açmaya yönlendirilmesi yasaktır. Hukuk literatüründe “dark pattern” (kullanıcıyı fark ettirmeden belirli bir tercihe iten tasarım) olarak adlandırılan bu yöntemlerin açıkça yasaklanması, düzenlemenin en dikkat çekici yönlerinden biridir.
Mesajlaşmanın yalnızca takip edilen hesaplarla sınırlandırılması ve çocuk hesaplarının aranamaz kılınması, özellikle tanımadık kişilerden gelen tehdit ve taciz mesajlarının önlenmesi açısından önemlidir. Buna rağmen böyle bir durumla karşılaşan aileler için izlenecek adımları sosyal medya üzerinden tehdit edilen kişilerin yapması gerekenleri anlattığımız rehberimizde bulabilirsiniz.
Yönetmeliğin 9. maddesi, platformlara anne, baba ve vasi gibi yasal temsilcilerin kullanabileceği ebeveyn kontrol araçları sunma yükümlülüğü getirmiştir. Bu araçlar en az şu imkânları sağlamalıdır:
Araçlar Türkçe sunulacak, kolay bulunabilecek ve farklı cihazlarda çalışacaktır. Kontrol etkinleştirildiğinde çocuğa açıkça bildirilecek; çocuk, ebeveynin bilgisi ve aynı güvenlik doğrulaması olmadan kontrolleri devre dışı bırakamayacaktır.
Yönetmelik, ebeveyn kontrol araçlarının çocuğun mahremiyetini orantısız biçimde ortadan kaldırmamasını ve gözetimden çok iletişim, öğrenme ve güçlendirme esasına göre tasarlanmasını öngörmektedir. Bu yaklaşım, Anayasa’nın 20. maddesindeki özel hayatın gizliliği güvencesi ile Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin çocuğun özel hayatını koruyan hükmüyle uyumludur.
Avukat Ayça Bolak olarak ailelere önerimiz, bu araçları bir denetim aracından çok, çocukla birlikte kurallar belirlemenin bir parçası olarak kullanmalarıdır. Çocuğun yazışmalarının tamamen okunması gibi orantısız müdahaleler, yönetmeliğin ruhuna aykırı düşebileceği gibi aile içinde de güven sorunlarına yol açabilir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki ebeveyn kontrolü sunulması, platformun ayrıştırılmış hizmet yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Yani bir ebeveyn, 16 yaşındaki çocuğu için canlı yayın özelliğinin açılmasına “izin veremez”; bu kısıtlamalar ebeveyn iradesinden bağımsız olarak uygulanır.
Yönetmeliğin geçici 1. maddesi, hâlihazırda sosyal medya kullanan herkesi ilgilendirmektedir. 1 Kasım 2026’dan önce açılmış ve yaş doğrulaması yapılmamış tüm hesaplar, 31 Mart 2027 tarihine kadar en az bir kez yaş doğrulama belirteciyle doğrulanmak zorundadır. Bu yükümlülük yalnızca çocukları değil, yetişkin kullanıcıları da kapsar.
Varsayımsal bir örnekle açıklayalım: 14 yaşındaki bir çocuğun yıllardır kullandığı ve içinde aile fotoğrafları, okul anıları bulunan bir hesabı varsa, yaş doğrulaması sonrasında bu hesap kapatılacaktır. Ailenin, hesap kapatılmadan önce platformların sunduğu veri indirme araçlarıyla içerikleri yedeklemesi pratik açıdan önemlidir; zira itiraz yolu tüketildikten sonra veriler silinecektir.
Yönetmeliğin 10. maddesi; yaş doğrulama sonucuna, hesabın askıya alınmasına veya kapatılmasına ve uygulanan kısıtlamalara karşı itiraz hakkı tanımaktadır. Platformlar Türkçe, ücretsiz ve erişilebilir bir başvuru ve itiraz mekanizması kurmakla yükümlüdür.
İtiraz sürecindeki temel güvenceler şunlardır:
Örneğin 19 yaşındaki bir üniversite öğrencisinin hesabı, platformun “makul şüphe” değerlendirmesi sonucunda askıya alınmış olabilir. Böyle bir durumda izlenmesi önerilen adımlar şunlardır:
“Makul şüphe” kavramının hangi ölçütlerle uygulanacağı henüz netleşmemiştir. Bu nedenle ilk dönemde hatalı askıya almaların yaşanması ve uyuşmazlıkların yargıya taşınması muhtemeldir. Yerleşik uygulama, ilerleyen dönemde idari ve yargısal kararlarla şekillenecektir.
Yönetmeliğin 11. maddesi uyarınca yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde, 5651 sayılı Kanun’un ek 4. maddesinde düzenlenen yaptırımlar uygulanacaktır. Bu madde, sosyal ağ sağlayıcılar bakımından idari para cezası, reklam yasağı ve bant genişliğinin daraltılması gibi kademeli yaptırımlar öngörmektedir.
Yönetmelik, yaptırım uygulanmadan önce bir uyarı aşaması da öngörür:
Bant daraltma yaptırımlarının uygulanma usulü ve erişim kısıtlamalarına karşı başvuru yolları hakkında genel bilgi için erişim engelleme kararlarını ele aldığımız yazımıza göz atabilirsiniz.
Yeni düzenleme, çocukların sosyal medyada karşılaşabileceği tüm riskleri ortadan kaldırmamaktadır. Özellikle şu hususların altını çizmek gerekir:
15 yaş altı sosyal medya yasağı ve e-Devlet üzerinden yaş doğrulama sistemi, Türkiye’de çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik en kapsamlı düzenlemelerden biridir. Düzenleme; veri minimizasyonu, tasarım yoluyla koruma ve insan incelemeli itiraz mekanizması gibi güçlü güvenceler içerse de “makul şüphe” gibi kavramların uygulamada nasıl yorumlanacağı zamanla netleşecektir.
Ailelerin 31 Mart 2027 tarihine kadar hem kendi hesaplarını hem de çocuklarının hesaplarını doğrulatmaları, 15 yaş altındaki çocukların hesaplarındaki verileri önceden yedeklemeleri ve ebeveyn kontrol araçlarını bilinçli biçimde kullanmaları önemlidir. Çocuğunuzun sosyal medya üzerinden bir suçun mağduru olması veya hesap kapatma kararlarına karşı hukuki yol arayışınız hâlinde, Bolak Hukuk Bürosu’nun danışmanlık hizmetlerinden yararlanarak somut olayınıza özgü değerlendirme alabilirsiniz.
Hayır. Yönetmeliğe göre sosyal ağ sağlayıcılar 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamaz. Ebeveyn onayı bu yasağı ortadan kaldırmaz; yaş doğrulamasında 15 yaşından küçük olduğu anlaşılan kişinin hesap talebi reddedilir.
Kullanıcı e-Devlet’te kimlik doğrulaması yaparak bir yaş doğrulama belirteci oluşturur ve bunu platforma yükler. Belirteçte yalnızca 15 ve 18 yaşın doldurulup doldurulmadığı bilgisi yer alır; ad veya T.C. kimlik numarası paylaşılmaz.
1 Kasım 2026’dan önce açılmış hesapların 31 Mart 2027’ye kadar en az bir kez yaş doğrulamasından geçmesi gerekir. Doğrulamada 15 yaşından küçük olduğu anlaşılan kullanıcıların hesapları kapatılır; 15-18 yaş arasındakiler çocuk hesabı kurallarına tabi olur.
Platformun Türkçe ve ücretsiz itiraz mekanizmasına başvurabilirsiniz. İtiraz insan tarafından incelenmek zorundadır ve sonuçlanana kadar verileriniz silinemez. İtirazın reddi hâlinde Siber Güvenlik Başkanlığı’na şikâyet ve yargı yolu açıktır.