
Avukatlık Hizmetlerimizi karşılıklı güven, gizlilik ve şeffaflık ilkelerine uygun şekilde yürütmekteyiz.
Her yıl yaz aylarında mahkeme kapılarına asılan “adli tatil” ilanları, dava süreci içindeki pek çok kişide haklı bir endişe yaratır. Boşanma davası gibi hem duygusal hem de mali açıdan yıpratıcı bir sürecin ortasındayken, “duruşmam ertelenecek mi, hakkım kaybolacak mı” sorusu son derece doğaldır. Bolak Hukuk Bürosu olarak müvekkillerimizden en sık aldığımız sorulardan biri de tam olarak budur.

Adli tatil, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 102. maddesinde düzenlenen ve mahkemelerin belirli bir dönemde faaliyetlerini sınırlı şekilde sürdürdüğü yasal bir dinlenme sürecidir. Bu makalede, adli tatilin boşanma davanızın seyrini somut olarak nasıl etkilediğini, hangi taleplerinizin bu dönemde de görülebileceğini ve sürecinizi doğru yönetmek için nelere dikkat etmeniz gerektiğini adım adım açıklayacağım.
HMK m. 102 uyarınca adli tatil, her yıl 20 Temmuz’da başlayıp 31 Ağustos’a kadar devam eder. Bu tarihler arasında bölge adliye mahkemeleri ile ilk derece mahkemelerinin çoğu, kanunda sayılan istisnalar dışında yeni duruşma günü vermez ve mevcut dosyalarda işlem yapmaz.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrım var: Adli tatil, mahkemelerin tamamen kapandığı anlamına gelmez. Nöbetçi mahkemeler aracılığıyla acil ve ivedi işler bu dönemde de yürütülmeye devam eder. Boşanma davanızın hangi kategoriye gireceğini bilmek, süreç yönetimi açısından kritik önem taşır.
Genel kural olarak, çekişmeli veya anlaşmalı boşanma davasının esasına ilişkin duruşmalar adli tatil kapsamına girer ve bu dönemde görülmez. Yani 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasına denk gelen bir boşanma duruşmanız varsa, mahkeme bu duruşmayı adli tatil sonrasına erteleyecektir.
HMK m. 104 bu noktada önemli bir güvence sunar: Adli tatile rastlayan sürelerin işlemesi durur ve adli tatilin bittiği günden itibaren yedi gün uzatılmış sayılır. Dolayısıyla adli tatil nedeniyle ne bir hak kaybı yaşarsınız, ne de dosyanız sonsuza dek askıda kalır; sadece takvim bir miktar ötelenmiş olur.
Diyelim ki Kadıköy Aile Mahkemesi’nde görülen çekişmeli boşanma davanızın duruşma tarihi 5 Ağustos olarak belirlenmiş olsun. Bu tarih adli tatile denk geldiğinden mahkeme kalemi, duruşmayı re’sen (kendiliğinden) adli tatil sonrasına, genellikle Eylül ayının ilk haftalarına erteler. Bu erteleme, dosyanızın önceliğini veya esasını hiçbir şekilde etkilemez; yalnızca teknik bir takvim düzenlemesidir.
HMK m. 103, adli tatilde de görülmeye devam edecek işleri tek tek saymıştır. Boşanma sürecinde en çok merak edilen ve bu istisna kapsamına giren başlıca talepler şunlardır:
Bu nedenle, boşanma davanızın esası ertelense dahi, hayati önem taşıyan mali ve güvenlik temelli talepleriniz için adli tatil bir engel teşkil etmez.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, adli tatile rastlayan sürelerin hak düşürücü etkisinin bulunmadığı, sürenin adli tatil bitiminden itibaren yeniden ve tam olarak işlemeye başladığı vurgulanmaktadır. Bu yaklaşım, özellikle temyiz veya istinaf başvuru sürelerinin adli tatile denk geldiği durumlarda taraflar lehine önemli bir güvence oluşturur. Somut olayın özelliklerine göre, sürenin başlangıç ve bitiş tarihlerinin doğru hesaplanması, hak kaybı yaşanmaması açısından mutlaka bir avukat tarafından takip edilmelidir.
Adli tatil döneminde dosyanızın “durduğu” hissine kapılmak yaygın bir yanılgıdır. Aslında bu süre, hukuki hazırlık açısından oldukça verimli değerlendirilebilir. Bolak Hukuk Bürosu olarak müvekkillerimize bu dönemde şu adımları öneriyoruz:
Bu şekilde, adli tatilin bitmesiyle birlikte dosyanız gecikmeden ve hazırlıklı bir şekilde ilerleyebilir.
Evet, adli tatil döneminde de dava dilekçesi sunulabilir ve dosya kaydı yapılabilir. Ancak duruşma günü genel olarak adli tatil sonrasına verilir.
Herhangi bir işlem yapmanıza gerek yoktur; mahkeme kalemi duruşmayı re’sen adli tatil sonrasına erteler ve yeni tarihi taraflara tebliğ eder.
Tedbir nafakası talepleri HMK m. 103 kapsamında istisna olduğundan, avukatınız aracılığıyla bu talebi adli tatil döneminde de mahkemeye iletebilir ve nöbetçi mahkeme üzerinden takip edebilirsiniz.
Hayır. HMK m. 104 gereği adli tatile rastlayan süreler durur ve adli tatilin bitiminden itibaren yedi gün uzatılmış sayılarak yeniden işlemeye başlar.