
Avukatlık Hizmetlerimizi karşılıklı güven, gizlilik ve şeffaflık ilkelerine uygun şekilde yürütmekteyiz.
İstanbul Anadolu Adliyesi, Türkiye’nin en büyük ve en yoğun adliyelerinden biridir. Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye, Maltepe, Pendik ve çevre ilçeleri kapsayan bu adliye; aile mahkemelerinden ceza mahkemelerine, ticaret mahkemelerinden icra hukuk mahkemelerine uzanan geniş bir yargı alanına sahiptir. Bolak Hukuk Bürosu olarak, İstanbul Anadolu Adliyesi’nde yürütülen davalarda müvekkilerimize etkin ve sonuç odaklı hukuki temsil sunmaktayız.

Bu rehberde, Anadolu Adliyesi’nde avukat seçerken dikkat etmeniz gereken kriterleri, adliyenin yapısını ve en sık karşılaşılan dava türlerini somut bilgilerle ele alacağım. Amacım, hukuki süreçlere yabancı olan her vatandaşın bilinçli adım atmasına katkı sağlamaktır.
İstanbul Anadolu Adliyesi, Kartal ilçesinde yer almakta olup İstanbul Anadolu Yakası’nın tamamına hizmet vermektedir. Adliye bünyesinde; Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemeleri, Ağır Ceza Mahkemeleri, Asliye Ceza Mahkemeleri, Sulh Ceza Hâkimlikleri, İcra Hukuk Mahkemeleri ve İdare Mahkemeleri gibi onlarca farklı mahkeme birimi bulunmaktadır.
Adliyenin yoğun iş yükü, dava süreçlerinin takibini zorlaştırabilmektedir. Bu nedenle Anadolu Adliyesi’nde görev yapan ve yerel mahkeme dinamiklerine hâkim bir avukatla çalışmak, davanızın seyrini doğrudan etkiler. Dosya takibindeki bir gecikme ya da usul hatası, telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir.
İstanbul Anadolu Adliyesi, Türkiye genelindeki adliyeler arasında dava yoğunluğu bakımından ilk sıralarda yer almaktadır. Bu yoğunluğun temel nedeni, Anadolu Yakası’nın sürekli büyüyen nüfusu ve buna paralel artan hukuki uyuşmazlıklardır. Aşağıda adliyede en sık karşılaşılan dava türleri ve dikkat edilmesi gereken kritik noktalar ele alınmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 161 ila 184. maddeleri arasında düzenlenen boşanma davaları, Anadolu Adliyesi’nin Aile Mahkemelerinde görülen davalarda önemli bir yer tutmaktadır. Anlaşmalı boşanmalar ortalama bir ila üç ay içinde sonuçlanırken, çekişmeli davalar delil toplama ve bilirkişi süreçleri nedeniyle bir buçuk ila üç yıl sürebilmektedir.
Boşanma davalarında yalnızca evliliğin sona ermesi değil; velayet, nafaka, mal rejimi tasfiyesi ve tazminat talepleri de karara bağlanmaktadır. Avukat Ayça Bolak olarak, bu süreçlerde müvekkillerimin her bir hak kalemini eksiksiz biçimde koruyabilmeleri için stratejik bir yol haritası belirliyorum.
Özellikle dikkat edilmesi gereken bir husus: 2002 yılından itibaren geçerli olan edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında, evlilik birliği içinde edinilen mallar eşler arasında eşit paylaşıma tabidir. Ancak miras kalan mallar, bağışlanan varlıklar ve evlilik öncesi edinilen mallar bu paylaşımın dışında kalır. Bu ayrımın hatalı yapılması, ciddi mali kayıplara neden olabilir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamındaki suçlamalar, Anadolu Adliyesi’nin Ceza Mahkemelerinde görülmektedir. Son yıllarda bilişim suçları, özellikle sosyal medya üzerinden işlenen hakaret ve tehdit suçları kayda değer bir artış göstermiştir.
TCK m. 125 uyarınca hakaret suçu; mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide eden somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle işlenebilir. Suçun sosyal medya üzerinden ve alenen işlenmesi halinde TCK m. 125/4 gereği ceza altıda bir oranında artırılır. Ceza davasının yanı sıra Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi kapsamında manevi tazminat davası da açılabilir; bu iki yol birbirini engellemez.
Ceza davalarında etkin bir savunma ya da şikâyet stratejisi belirleyebilmek için hukuki sürecin başından itibaren deneyimli bir avukatla çalışmak büyük önem taşımaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki uyuşmazlıklar, Anadolu Adliyesi İcra Hukuk Mahkemelerinde görülmektedir. Alacak takibi, itirazın iptali, menfi tespit davaları ve ihalenin feshi gibi işlemler bu mahkemelerin yetki alanına girmektedir.
İcra süreçlerinde dikkat edilmesi gereken kritik nokta, usul hatalarının telafisinin son derece güç olmasıdır. Ödeme emrine itiraz için tanınan yedi günlük süre, kaçırıldığında borcun kesinleşmesine yol açar. Bu nedenle icra takibini öğrendiğiniz anda vakit kaybetmeksizin bir avukattan hukuki destek almanız hayati önem taşır.
Anadolu Yakası’nın hızla gelişen ticari ve konut piyasası, Tüketici Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülen dava sayısını artırmaktadır. Ayıplı mal veya hizmet iddiaları, ticari sözleşme uyuşmazlıkları, menfi tespit davaları ve alacak talepleri bu alandaki başlıca uyuşmazlık türleridir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, tüketicilere çeşitli güvenceler tanımaktadır. Somut olayın özelliklerine göre hangi mahkemenin yetkili olduğu ve uygulanacak zamanaşımı süreleri değişebileceğinden, davanızın doğru zeminde açılması için uzman bir avukattan destek almanız önerilir.
Avukat seçimi, davanızın sonucunu belirleyen en kritik karardır. Anadolu Adliyesi özelinde değerlendirdiğimizde, aşağıdaki kriterlerin ön plana çıktığı görülmektedir:
Konuyu somutlaştırmak adına isimsiz bir örnek üzerinden ilerleyelim. Kadıköy’de ikamet eden ve iki çocuğu olan bir çift, anlaşmazlıkları nedeniyle boşanmaya karar verir. Taraflardan biri anlaşmalı boşanmayı tercih ederken, diğer eş çekişmeli dava açılmasını talep eder. Bu noktada iki yol ayrılır:
Anlaşmalı yolda, tarafların boşanmanın tüm mali sonuçları ile velayet düzenlemesi üzerinde eksiksiz mutabık olmaları gerekmektedir. Protokolde eksik kalan ya da muğlak bırakılan her madde, ileride yeni bir uyuşmazlığın tohumunu atar. Mahkeme hâkimi, protokolün çocukların üstün yararına ve kamu düzenine aykırı olmadığından emin olmak için müdahale yetkisine sahiptir.
Çekişmeli yolda ise kusur tespiti, delil sunumu ve tanık anlatımları ön plana çıkar. Bu süreçte dijital delillerin —mesaj kayıtları, sosyal medya paylaşımları— hukuka uygun biçimde elde edilmesi ve mahkemeye sunulması kritik bir fark yaratır. Yanlış elde edilen delil, davanın seyrini olumsuz etkileyebilir.
Bolak Hukuk Bürosu olarak bu tür vakalarda öncelikle müvekkil ile kapsamlı bir strateji görüşmesi yapıyor; ardından somut olayın koşullarına göre en uygun hukuki yolu birlikte belirliyoruz.
Yargıtay içtihatları, yerel mahkemelerin kararlarını doğrudan yönlendirmektedir. Anadolu Adliyesi’nde görülen davalarda sıklıkla atıfta bulunulan bazı Yargıtay kararlarına değinmek gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre, evlilik birliği içinde alınan taşınmazların tamamının edinilmiş mal sayılabilmesi için kişisel mal niteliği taşıdığının ispat yükü bu iddiayı ileri süren tarafa aittir. Bu ilke, mal rejimi tasfiyesi davalarında sıkça belirleyici olmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun emsal nitelikteki kararlarında ise şiddetli geçimsizlik nedenine dayanan boşanmalarda kusur tespitinin somut olgulara dayandırılması gerektiği, soyut iddialar ile tanıklığa dayanılarak yeterli kusur ispatı yapılamayacağı vurgulanmaktadır. Bu durum, delil stratejisinin ne kadar önemli olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin hakaret suçuna ilişkin kararlarında, sosyal medya üzerinden yapılan yorumların aleniyet koşulunu doğası gereği karşıladığı kabul edilmektedir. Bununla birlikte, bir ifadenin suç oluşturup oluşturmadığının belirlenmesinde söylemin bütünü, bağlamı ve kastın açıklığı birlikte değerlendirilmektedir.
Kamu görevlilerine veya siyasetçilere yönelik eleştiriler söz konusu olduğunda ise Yargıtay, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadıyla paralel biçimde, demokratik bir toplumda kamuoyunu ilgilendiren meselelerde sert eleştirinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceğini kabul etmektedir. Ancak bu toleransın sınırsız olmadığı, kişinin onuruna doğrudan yönelik somut isnat ya da sövme içeren söylemlerin suç kapsamında kaldığı da vurgulanmaktadır.
Hukuki süreç, ilk adımların doğru atıldığı durumlarda çok daha verimli ilerlemektedir. Genel kural olarak şu hazırlıkları öneriyorum:
İstanbul Anadolu Adliyesi bünyesinde Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemeleri, Ağır Ceza Mahkemeleri, Asliye Ceza Mahkemeleri, Sulh Ceza Hâkimlikleri, Tüketici Mahkemeleri, İcra Hukuk Mahkemeleri ve İdare Mahkemeleri yer almaktadır. Anadolu Yakası’na ait nüfus ve ticaret kayıtlarından doğan uyuşmazlıklar genel olarak bu adliyede görülmektedir.
Boşanma davası açabilmek için eşlerden birinin Anadolu Yakası’nda (Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye, Maltepe, Pendik, Kartal vb.) yerleşim yeri bulunması ya da çiftin boşanmadan önceki son altı ayda bu bölgede birlikte ikamet etmiş olması gerekmektedir. Dava dilekçesi, nüfus cüzdanı sureti ve evlilik cüzdanı ile birlikte İstanbul Anadolu Adliyesi Aile Mahkemesi’ne sunulur.
Dava türüne göre süre önemli ölçüde değişmektedir. Anlaşmalı boşanmalar genellikle bir ila üç ay içinde sonuçlanırken, çekişmeli boşanmalar bir buçuk ila üç yıl sürebilmektedir. İcra davaları uyuşmazlığın niteliğine göre birkaç aydan birkaç yıla uzanabilir. Adliyenin yoğun iş yükü nedeniyle dosya takibinin titizlikle yürütülmesi, sürecin gereksiz uzamasının önüne geçer.
Hukuki açıdan, bazı dava türlerinde avukat tutmak zorunlu değildir; ancak usul kurallarına hâkim olmayan birinin süreci tek başına yönetmesi ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Özellikle boşanma, ceza ve icra davalarında usul hatalarının telafisi son derece güçtür. Anadolu Adliyesi gibi iş yüküne sahip büyük bir adliyede, yerel dinamikleri bilen deneyimli bir avukatla çalışmak hem sürecin hızlanmasını hem de hak kayıplarının önlenmesini sağlar.