Ataşehir Kira Avukatı – 2026 Güncel Rehber

Deneyimimizle yanınızdayız, haklarınızı en iyi şekilde koruyoruz.

Ayça Bolak
Avukat

Avukatlık Hizmetlerimizi karşılıklı güven, gizlilik ve şeffaflık ilkelerine uygun şekilde yürütmekteyiz.

Bize Ulaşın
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Ataşehir, İstanbul’un konut ve ofis kiralamalarının en yoğun olduğu ilçelerinden biridir. Finans merkezi projesi, yüksek katlı siteler ve hızla değişen kira bedelleri, kiracı ile kiraya veren arasındaki uyuşmazlıkları da beraberinde getirmektedir. Avukat Ayça Bolak olarak bu makalede, Ataşehir’de kira hukukuna ilişkin en sık karşılaştığımız sorunları, yasal çerçeveyi ve pratik çözüm yollarını adım adım açıklıyorum.

Kira uyuşmazlıklarında atılan ilk adım çoğu zaman sürecin tamamını belirler. Yanlış gönderilmiş bir ihtarname, kaçırılmış bir bir aylık dava süresi ya da geçersiz bir tahliye taahhüdü, haklı olan tarafı dahi zor durumda bırakabilir. Bu nedenle genel kuralları bilmek kadar, somut olayın özelliklerini doğru değerlendirmek de önem taşır.

Ataşehir Kira Avukatı Hangi Konularda Destek Verir?

Kira hukuku, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 299 ile m. 378 arasında düzenlenmiştir. Konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin özel hükümler ise TBK m. 339 ve devamında yer alır. Bolak Hukuk Bürosu olarak kiracı ve kiraya veren müvekkillerimize en çok şu konularda destek sağlıyoruz:

  • Tahliye davaları: İhtiyaç, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar ve kira borcunun ödenmemesi nedenleriyle açılan davalar.
  • Kira tespit davaları: Güncel piyasa koşullarına göre yeni dönem kira bedelinin mahkemece belirlenmesi.
  • Kira alacağı takipleri: Ödenmeyen kira bedelleri için icra takibi ve ihtarlı tahliye talebi.
  • Kira sözleşmesi hazırlama ve inceleme: Hak kaybını önleyecek, kanuna uygun sözleşme maddelerinin oluşturulması.
  • Zorunlu arabuluculuk süreci: Dava öncesi arabuluculuk görüşmelerinde temsil ve müzakere.
  • Depozito (güvence bedeli) iadesi: Kiracının teminat bedelini geri alabilmesine yönelik süreçler.

Kira Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk Şartı

Kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B uyarınca dava şartıdır. Bu düzenleme, 7445 sayılı Kanun ile getirilmiş olup 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren uygulanmaktadır. Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, usulden reddedilir.

Bu kuralın önemli bir istisnası vardır: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümlerine göre ilamsız icra yoluyla kiralananın tahliyesine ilişkin talepler zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır. Hangi yolun seçileceği, uyuşmazlığın niteliğine ve eldeki belgelere göre stratejik bir karardır.

Arabuluculuk sürecinde taraflar anlaşırsa, düzenlenen anlaşma belgesi kanunda öngörülen şartlarla icra edilebilir niteliğe sahip olabilir. Bu nedenle arabuluculuk masasında imzalanacak metnin, tahliye tarihi, bedel ve ödeme koşulları bakımından açık ve eksiksiz hazırlanması büyük önem taşır.

Kira Artış Oranı Nasıl Belirlenir?

TBK m. 344 uyarınca, tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını (TÜFE) geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu oran, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından her ay açıklanır.

Hatırlatmak gerekir ki konut kiralarında uygulanan yüzde yirmi beşlik geçici sınır, 7409 sayılı Kanun ile getirilmiş ve 1 Temmuz 2024 tarihinde sona ermiştir. Bu tarihten sonra başlayan kira dönemlerinde genel kural olarak TÜFE on iki aylık ortalaması esas alınmaktadır.

Beş Yıllık Kira Süresinin Önemi

TBK m. 344/3 uyarınca, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde yeni kira bedeli, hakim tarafından hakkaniyete göre belirlenir. Bu belirlemede TÜFE oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri (benzer taşınmazların güncel kira bedelleri) dikkate alınır.

Kira Tespit Davası: Ne Zaman ve Nasıl Açılır?

Kira tespit davası, kira bedelinin piyasa koşullarının belirgin şekilde gerisinde kalması halinde kiraya verenin başvurabileceği temel hukuki yoldur. Davanın zamanlaması, bedelin hangi dönemden itibaren uygulanacağını doğrudan etkiler.

TBK m. 345 uyarınca kira tespit davası:

  1. Yeni kira döneminin başlangıcından en az otuz gün önce açılmışsa, ya da
  2. Kiraya veren bu süre içinde kiracıya kira bedelinin artırılacağına ilişkin yazılı bildirimde bulunmuşsa,

mahkemece belirlenecek kira bedeli, yeni kira döneminin başlangıcından itibaren geçerli olur. Bu şartlar yerine getirilmemişse belirlenen bedel, kural olarak bir sonraki kira döneminden itibaren uygulanır.

Yargıtay’ın Hakkaniyet İndirimi Uygulaması

Yargıtay’ın kira uyuşmazlıklarına bakan dairesinin yerleşik uygulamasına göre, beş yılını dolduran kira ilişkilerinde bilirkişi tarafından emsallere göre tespit edilen rayiç bedel doğrudan uygulanmaz. Kiracının uzun süredir aynı yerde oturduğu gözetilerek, bu bedelden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kabul edilmektedir.

Bu içtihadın gerekçesi, kira ilişkisinin süreklilik taşıyan bir sözleşme olduğu ve kiracının yeni kiracı gibi değerlendirilmesinin hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceğidir. İndirim oranı somut olayın özelliklerine göre hakimin takdir yetkisi dahilindedir.

Varsayımsal Örnek

Ataşehir’de bir sitede altı yıldır oturan bir kiracı, yıllık TÜFE artışlarıyla kira ödemeye devam etmektedir. Aynı sitedeki benzer daireler ise çok daha yüksek bedellerle kiralanmaktadır. Kiraya veren, yeni dönemden otuz gün önce yazılı bildirimde bulunarak kira tespit davası açarsa, mahkeme bilirkişi aracılığıyla emsal bedelleri inceler ve genel kural olarak hakkaniyet indirimi uygulayarak yeni bedeli belirler.

Tahliye Davası Türleri ve Şartları

Kiraya verenin, belirli süreli sözleşmenin süresinin dolduğunu ileri sürerek kiracıyı tahliye etmesi mümkün değildir. TBK m. 347 uyarınca konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşme, kiracı tarafından feshedilmedikçe aynı koşullarla bir yıl uzamış sayılır. Kiraya veren ise ancak on yıllık uzama süresinin sonunda, sebep göstermeksizin ve sürenin bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunarak sözleşmeyi sona erdirebilir.

Bu süre dışında tahliye, ancak kanunda sayılan sebeplerin varlığı halinde mümkündür. Bu sebepler, TBK m. 354 uyarınca kiracı aleyhine değiştirilemez.

Gereksinim (İhtiyaç) Nedeniyle Tahliye

TBK m. 350/1 uyarınca kiraya veren; kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilir.

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir. İhtiyacın geçici olması, ileride doğabilecek bir ihtimale dayanması ya da kira bedelini artırmak amacıyla öne sürülmesi halinde dava reddedilebilir. İspat yükü kiraya verendedir.

  • Dava süresi: Belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonundan itibaren bir ay içinde açılmalıdır.
  • Tahliye sonrası yasak: TBK m. 355 uyarınca kiraya veren, haklı bir sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz.

Yeni Malikin Gereksinimi

Kiralananı sonradan satın alan yeni malik, TBK m. 351 uyarınca gereksinim sebebiyle tahliye isteyebilir. Bunun için edinme tarihinden itibaren bir ay içinde kiracıya durumu yazılı olarak bildirmesi ve edinme tarihinden altı ay sonra dava açması gerekir. Bildirim süresinin kaçırılması, tahliye imkanını ciddi biçimde geciktirir.

Tahliye Taahhüdüne Dayalı Tahliye

TBK m. 352/1 uyarınca kiracı, kiralananın tesliminden sonra kiraya verene yazılı olarak belli bir tarihte boşaltma taahhüdü vermişse, kiraya veren bu tarihten itibaren bir ay içinde icraya başvurarak veya dava açarak tahliye talep edebilir.

Uygulamada en sık karşılaştığımız sorun, taahhüdün kira sözleşmesiyle aynı gün imzalatılmasıdır. Yargıtay içtihatlarına göre kiralananın tesliminden önce veya sözleşmeyle birlikte alınan tahliye taahhüdü, kiracının serbest iradesini yansıtmadığı gerekçesiyle geçersiz kabul edilmektedir. Taahhüdün sonradan boş imzaya doldurulduğunu ileri süren kiracı ise bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.

İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye

TBK m. 352/2 uyarınca kiracı, bir kira yılı içinde kira bedelini ödemediği için kiraya veren tarafından iki haklı ihtara sebep olmuşsa, kiraya veren kira süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açarak sözleşmeyi sona erdirebilir. İhtarın “haklı” sayılabilmesi için gönderildiği tarihte kira borcunun muaccel (ödeme günü gelmiş) ve ödenmemiş olması gerekir.

Kiracının Aynı İlçede Konutu Bulunması

TBK m. 352/3 uyarınca kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu varsa ve kiraya veren sözleşmenin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, kiraya veren kira süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açabilir.

Tahliye SebebiKanuni DayanakBaşvuru SüresiKritik Nokta
Gereksinim (İhtiyaç)TBK m. 350Süre bitiminden itibaren 1 ayİhtiyaç gerçek, samimi ve zorunlu olmalı
Yeni Malikin GereksinimiTBK m. 3511 ay içinde bildirim, 6 ay sonra davaYazılı bildirim şartı
Tahliye TaahhüdüTBK m. 352/1Taahhüt tarihinden itibaren 1 ayTeslimden sonra verilmiş olmalı
İki Haklı İhtarTBK m. 352/2Kira yılı bitiminden itibaren 1 ayAynı kira yılı içinde iki ihtar
Kira Borcunun ÖdenmemesiTBK m. 315, İİK m. 269Konutta en az 30 günlük ödeme süresiFesih ihtarı içeren bildirim
On Yıllık Uzama SüresiTBK m. 347Süre bitiminden en az 3 ay önce bildirimSebep gösterilmesi gerekmez

Kira Borcunun Ödenmemesi ve İcra Yoluyla Tahliye

Kiracı kira bedelini ödemezse, kiraya veren TBK m. 315 uyarınca yazılı bir süre vererek ödeme yapılmaması halinde sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında bu süre en az otuz gündür.

Uygulamada daha sık tercih edilen yol, İİK m. 269 kapsamında ihtarlı (tahliye talepli) icra takibidir. Bu takipte kiracıya ödeme emri gönderilir ve süresi içinde borcun ödenmemesi halinde kiraya veren, İcra Mahkemesi’nden tahliye talep edebilir. Bu yol, ilamsız icra yoluyla tahliye niteliğinde olduğundan zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır.

Varsayımsal Örnek

Ataşehir’deki bir ofis katını kiralayan bir şirket, üç aydır kira ödememektedir. Kiraya veren, doğrudan tahliye davası açmak yerine ihtarlı icra takibi başlatır. Kiracı ödeme emrine itiraz etmez ve süresi içinde borcu da ödemezse, kiraya veren İcra Mahkemesi’nden genel kural olarak daha kısa sürede tahliye kararı alabilir. Kiracının itiraz etmesi halinde ise sürecin seyri, itirazın içeriğine göre değişir.

Kiracının Hakları: Depozito ve Ayıplı Kiralanan

Kira hukuku yalnızca kiraya veren lehine işleyen bir alan değildir. Kanun, zayıf taraf olarak kabul edilen kiracıyı da çeşitli hükümlerle korumaktadır.

  • Güvence bedeli (depozito): TBK m. 342 uyarınca depozito üç aylık kira bedelini aşamaz. Para olarak verilmişse, kiraya verenin onayı olmadan çekilemeyecek şekilde bir bankada vadeli tasarruf hesabına yatırılması gerekir.
  • Ayıplı kiralanan: TBK m. 304 ve devamı uyarınca kiralananda kullanımı engelleyen veya önemli ölçüde azaltan bir ayıp (kusur) varsa, kiracı ayıbın giderilmesini, kira bedelinden indirim yapılmasını veya koşulları varsa zararının giderilmesini talep edebilir.
  • Kiracı aleyhine düzenlemeler: Kiracının kira bedeli dışında ek ödeme yapmayı üstlendiği veya sözleşmeye aykırılık halinde ceza koşulu ödeyeceğine ilişkin anlaşmalar, TBK m. 346 uyarınca geçersizdir.

Ataşehir’de Kira Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 4/1-a uyarınca kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere, kiralananın tahliyesine ilişkin davalar ve kira tespit davaları Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından görülür.

Ataşehir’de bulunan taşınmazlara ilişkin kira uyuşmazlıkları, kural olarak İstanbul Anadolu Adliyesi bünyesindeki mahkemelerde görülmektedir. Yetki bakımından, davalının yerleşim yeri mahkemesinin yanı sıra sözleşmenin ifa yeri olan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi de genel olarak yetkilidir. İcra takiplerinde ise ilgili icra dairesi ve İcra Mahkemesi süreçleri ayrıca takip edilmelidir.

Kira Uyuşmazlığında İzlenecek Adımlar

Bolak Hukuk Bürosu olarak, kira uyuşmazlığı yaşayan müvekkillerimize ilk görüşmede genellikle şu yol haritasını öneriyoruz:

  1. Belgeleri bir araya getirin: Kira sözleşmesi, ödeme dekontları, tahliye taahhüdü, yazışmalar ve varsa ihtarnameler eksiksiz toplanmalıdır.
  2. Süreleri hesaplayın: Tahliye davalarındaki bir aylık süreler hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması halinde dava açma hakkı ertelenebilir.
  3. Doğru yolu seçin: İcra takibi mi, arabuluculuk mu, yoksa doğrudan dava mı; bu tercih uyuşmazlığın niteliğine göre yapılmalıdır.
  4. Yazılı bildirimleri noter aracılığıyla yapın: Kira artış bildirimi, fesih ihtarı ve yeni malik bildirimi gibi işlemlerin ispatı açısından noter kanalı en güvenli yoldur.
  5. Arabuluculuk sürecine hazırlıklı gidin: Talep edilecek bedel, tahliye tarihi ve ödeme planı önceden netleştirilmelidir.

Her kira ilişkisi kendine özgü koşullar taşır. Aynı görünen iki dosyada, sözleşmenin bir maddesi ya da bir bildirimin tarihi sonucu tamamen değiştirebilir. Avukat Ayça Bolak olarak, Ataşehir ve çevresindeki kiracı ve kiraya veren müvekkillerimize, somut olayın özelliklerine göre şekillendirilmiş bir hukuki strateji sunmayı ilke ediniyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ev sahibi kiracıyı süre bitince çıkarabilir mi?

Hayır. TBK m. 347 uyarınca belirli süreli konut kira sözleşmesi, sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona ermez ve bir yıl uzar. Ev sahibi ancak kanunda sayılan tahliye sebeplerinden birine dayanarak veya on yıllık uzama süresinin sonunda tahliye talep edebilir.

2026 yılında kira artış oranı ne kadar olabilir?

Yenilenen kira dönemlerinde artış oranı, bir önceki kira yılının TÜFE on iki aylık ortalama değişim oranını geçemez. Bu oran her ay TÜİK tarafından açıklanır; kira sözleşmenizin yenilendiği aya ait oran esas alınmalıdır. Beş yılı aşan kira ilişkilerinde ise bedel, kira tespit davasıyla hakkaniyete göre belirlenebilir.

Kira davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Evet. 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Ancak İcra ve İflas Kanunu kapsamında ilamsız icra yoluyla tahliye talepleri bu zorunluluğun dışındadır.

Kira sözleşmesiyle birlikte imzalatılan tahliye taahhüdü geçerli mi?

Genel kural olarak hayır. TBK m. 352/1 uyarınca tahliye taahhüdünün kiralananın tesliminden sonra verilmiş olması gerekir. Yargıtay içtihatlarına göre sözleşmeyle aynı anda alınan taahhüt, kiracının serbest iradesini yansıtmadığı için geçersiz kabul edilmektedir.

Scroll
Bize Ulaşın