İnternet Üzerinden Dolandırıcılık Suçu

Deneyimimizle yanınızdayız, haklarınızı en iyi şekilde koruyoruz.

Ayça Bolak
Avukat

Avukatlık Hizmetlerimizi karşılıklı güven, gizlilik ve şeffaflık ilkelerine uygun şekilde yürütmekteyiz.

Bize Ulaşın
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

İnternet Üzerinden Dolandırıcılık Suçu

Teknolojinin her geçen gün ilerlemesi hayatımızı genel anlamda kolaylaştırsa da olumsuz etkiler de yaratabilmektedir. Özellikle sosyal medya, kötü niyetli kişilerin birtakım suçlar işlemesine zemin oluşturabilmektedir. İnternet ortamında işlenen suçlardan belki de en sık karşımıza çıkanı internet üzerinden dolandırıcılık suçudur. Kısaca tanımlayacak olursak dolandırıcılık, hileli davranışla bir kimseyi kandırıp kendisi ya da bir başkasına yarar sağlamaktır. Türk Ceza Kanunu’nda bu suç için bir yıldan beş yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. İnternet üzerinden dolandırıcılık ise bu fiilin internet ortamı vasıtasıyla gerçekleştirilmesidir. Bu ise dolandırıcılığın nitelikli hali kapsamındadır ve TCK md. 158 ile düzenlenmiş olup kanunda öngörülen ceza daha ağırdır.

Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası verilir.

 

Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;

….

  1. f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,

…

İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

İnternet üzerinden dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için bazı unsurların varlığı aranmaktadır. İlk olarak failin mağduru yanıltıcı bir fiilde bulunması gerekir. Bu fiil de bilişim sistemleri kullanılarak işlenmiş olmalıdır. Diğer şartlar ise failin bu hileli hareketi ile mağduru maddi-manevi zarara uğratmış olması ve haksız menfaat sağlamasıdır.

İnternet üzerinden dolandırıcılık suçunun birçok farklı şekilde işlenebildiğini görmekteyiz. Bunlara örnek verecek olursak sahte hesaplar, internet alışverişi yoluyla dolandırıcılık, kumar ve sanal bahis siteleri aracılığıyla dolandırıcılık, kredi ve banka kartı dolandırıcılığı gibi yöntemleri sayabiliriz. Yine günlük hayatta sıklıkla kullandığımız Instagram, Twitter ve Facebook gibi sosyal medya platformları ya da doğrudan şahsi telefona gönderiler Sms’ler üzerinden kişilere mesaj gönderilerek dolandırıcılık suçu işlendiğinde de sıklıkla şahit olmaktayız. Kimi dolandırıcılar da kendilerini asker, polis, avukat veya eski bir tanıdığınız olarak tanıtıp doğrudan para istemektedirler.

Oltalama (phishing) yöntemiyle dolandırıcılık ise internet kullanıcılarını kandırarak kişisel bilgilerini, şifrelerini veya finansal verilerini ele geçirmeye yönelik bir dolandırıcılık türüdür. Özellikle e-posta, sahte internet siteleri veya mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla yapılır. Dolandırıcılar, mağdurları güvenilir bir kurum veya kişi gibi göstererek kandırmaya çalışır ve onların banka hesap bilgilerini, kredi kartı bilgilerini veya kişisel verilerini elde ederler.

Peki internet üzerinden dolandırıcılık mağduru olduğumuzda ne yapmalıyız? Bu hususta en önemli noktalardan biri tahmin edilebileceği üzere delil toplamaktır. Özellikle bu tip durumlarda failin genellikle anonim yani isimsiz ya da sahte isimli hesaplar kullanması nedeniyle tespiti zor olabilmektedir. Bu yüzden sunulacak her delil amaca ulaşılmasında büyük katkı sağlayacaktır. Ödeme dekontları, mesajlaşmalar, ekran görüntüleri işe yarayabilecek delillerdendir. Sonraki aşamada varsa deliller ile birlikte savcılığa ya da kolluk kuvvetlerine başvurularak şikâyette bulunulmalıdır. Savcılığa başvurmak için bir dilekçe hazırlanıp sunulmalıdır. Bu aşamada hak kaybına uğranmaması için bir avukattan profesyonel destek alınması tavsiye edilmektedir. Suç duyurusu sonrasında savcılık tarafından soruşturma başlatılacak ve dolandırıcı hakkında kamu davası açılacaktır.

İnternet Üzerinden Dolandırıcılık Cezası Nedir?

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi internet üzerinden dolandırıcılık, dolandırıcılığın nitelikli halidir ve TCK’nın 158. maddesinin (f) bendi ile düzenlenmiştir. Öngörülen ceza ise 4 yıldan 10 yılda kadar hapis cezası ve 5000 güne kadar adli para cezasıdır. Hükmedilmesi gereken adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. İlgili kanun maddesini yukarıda bulabilirsiniz.

Şikâyet Süresi ve Zamanaşımı

İnternet yoluyla dolandırıcılık suçu şikayete bağlı bir suç olmadığından herhangi bir şikayet süresi yoktur. Dolayısıyla dava zamanaşımı süresi içerisinde şikayet edilebilir. Savcılığın şikayet olmasa dahi suçun öğrenilmesi durumda re’sen soruşturma başlatması da mümkündür. Söz konusu dava kamu davası niteliğinde olduğundan şikayetten vazgeçilmesi davanın düşmesine neden olmaz. Kanunda belirtilmiş olağan dava zamanaşımı süresi ise 15 yıldır. Bu süre içinde dava açılmazsa suç zamanaşımına uğramış olur.

İnternet Üzerinden Dolandırıcılıkta Uzlaştırma

Uzlaştırma, mevcut uyuşmazlığın tarafların ceza davasının açılıp sonuçlanmasına gerek kalmadan anlaşmasını amaçlayan alternatif bir hukuki yoldur. Türk Ceza Kanunu uyarınca uzlaştırma, ancak belirli suç tipleri için geçerli olup; suçun işleniş şekline, tarafların anlaşmaya varma olasılığına ve kamu düzenine zarar verip vermediğine bağlı olarak uygulanmaktadır. İnternet üzerinden dolandırıcılık ise uzlaştırmaya tabi suçlar kapsamında değildir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kısaca HAGB, cezanın ertelenmesi olarak tanımlanabilir. Hükmolunan cezanın 2 yıl ve daha az süreli hapis cezası veya adli para cezası olması halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Bu durumda sanık 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve bu süreçten kasten yeni bir suç işlemezse, hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilecektir. İnternet üzerinden bilişim yoluyla dolandırıcılık suçunda, mağdurun zararının giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkündür.

Madde 231 –

(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. (…)

(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. (…)

(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.

Bazı Emsal Kararlar

11. Ceza Dairesi2021/312602022/92420.01.2022

Katılanın, ikinci el eşya satan bir internet sitesine sanığın koyduğu satılık cep telefonu ilanını görüp, bahse konu internet sitesi üzerinden sanığa ulaştığı, tarafların cep telefonu satımı konusunda anlaşmaları üzerine, katılanın sanığın vermiş olduğu hesaba 250.TL parayı yatırdığı, bu paranın sanık tarafından çekildiği, sanığın cep telefonunu kargo ile göndereceğini söylemesine rağmen göndermediği, bu surette sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia olunan somut olayda, (…) sanığın internet sitesine ilan vererek bu sistem üzerinden katılandan menfaat temin etmesine göre, bilişim sistemi olan internetin araç olarak kullanıldığının anlaşılması karşısında; eyleminin TCK’nin 158/1-f maddesindeki “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek “basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA(…)

15. Ceza Dairesi2017/378512021/550820.05.2021

Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın internet üzerinden kredi temin edeceğine dair ilan verdiği, bu ilanı gören katılanın sosyal medya hesabından sanık ile görüştüğü, sanığın 5.000 TL kredi verilebilmesi için 500 TL komisyon yatırması gerektiğini söylediği, bunun üzerine katılanın, sanığın posta çeki hesabına 500 TL yatırdığı, daha sonra sanığı aradığında ulaşamadığı anlaşılmakla; eylemin TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Dolandırıcılık ve nitelikli halleri ile ilgili her çeşit dava; 10 yıllık mesleki birikim ve tecrübelerimiz sonucunda uzmanlık alanlarımızdan biri olmuştur. Dava süreci hakkında detaylı bilgi ve yardım almak, uzman avukatla görüşmek isterseniz bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 

 

 

Scroll
Bize Ulaşın