
Avukatlık Hizmetlerimizi karşılıklı güven, gizlilik ve şeffaflık ilkelerine uygun şekilde yürütmekteyiz.
Uzun yıllardır aynı kiracıyla sözleşmesi devam eden pek çok mülk sahibi benzer bir tabloyla karşı karşıya: Mülk 15-20 yıldır aynı kişide, ödenen kira bölgedeki emsallerin çok altında kalmış, ancak birkaç yıl önce “düzen olsun” diye yeni bir kira sözleşmesi imzalanmış. Bu durumda akla gelen ilk soru şu oluyor: “Yeni sözleşmenin üzerinden 5 yıl geçmediği için kira tespit davası açamaz mıyım?”

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Ekim 2026’da kamuoyuna yansıyan kararıyla bu soruya önemli bir yanıt verdi. Avukat Ayça Bolak olarak bu makalede kararın ne söylediğini, hangi kiracılık ilişkilerini etkilediğini ve kira tespit davasında hak kaybı yaşamamak için nelere dikkat edilmesi gerektiğini sade bir dille açıklıyorum.
Kira tespit davası, konut ve çatılı işyeri kiralarında yeni kira döneminde uygulanacak kira bedelinin mahkeme tarafından belirlenmesi amacıyla açılan davadır. Konunun temel düzenlemesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 344 ve m. 345 hükümlerinde yer alır.
Görüldüğü gibi 5 yıllık süre kritik bir eşiktir. İlk beş yılda artış kural olarak TÜFE ile sınırlıyken, beş yıldan sonra mahkeme emsal (benzer taşınmazların) kira bedellerini dikkate alarak kirayı piyasa koşullarına yaklaştırabilir.
Karara konu olayda, İstanbul’daki bir işyeri 2005 yılından beri aynı kiracı tarafından kullanılmaktadır. Taraflar 2018 yılında yeni bir yazılı kira sözleşmesi düzenlemiştir. Kiraya veren, 2021 yılında aylık 22 bin TL olan kiranın emsallerin çok altında kaldığını ileri sürerek bedelin 39 bin TL olarak tespiti talebiyle dava açmıştır.
Davanın görülme aşamaları şöyle gelişmiştir:
Yargıtay, yerel mahkemenin yalnızca 2018 tarihli sözleşmeye bakarak hüküm kurmasını eksik araştırma olarak değerlendirmiştir. Daireye göre kira ilişkisi fiilen 2005’te başlamıştır ve 2018 sözleşmesinin kira miktarını güncellemek için değil, yalnızca mevcut ilişkiyi yazılı hale getirmek için düzenlendiği iddia edilmektedir. Mahkemenin bu iddiayı delilleriyle birlikte tartışması gerekirdi.
Kararın özü şu tespitte yatmaktadır: Yenilenen sözleşmeyle belirlenen kira bedeli emsal ve rayiçlere (piyasa değerine) uygun değilse, yenilenen sözleşmenin üzerinden 5 yıl geçmemiş olsa dahi, ilk sözleşmenin başlangıcından itibaren geçen süre gözetilerek, şartları varsa kira bedeli hak ve nesafete göre tespit edilmelidir.
Yargıtay, yerel mahkemenin izlemesi gereken yolu da açıkça tarif etmiştir:
Bolak Hukuk Bürosu olarak bu kararı, Yargıtay’ın yerleşik içtihadıyla uyumlu ve pratikte son derece önemli bir hatırlatma olarak değerlendiriyoruz. Yargıtay uzun süredir, 5 yıllık sürenin hesabında kural olarak kira ilişkisinin başladığı ilk tarihin esas alınması gerektiğini kabul etmektedir. Yeni karar ise bu ilkenin, araya yeni bir yazılı sözleşme girdiğinde de göz ardı edilemeyeceğini vurgulamaktadır.
| Durum | Yerel Mahkemenin Yaklaşımı | Yargıtay’ın Yaklaşımı |
|---|---|---|
| 5 yıllık sürenin başlangıcı | Son yazılı sözleşme tarihi (2018) | Kira ilişkisinin fiilen başladığı tarih (2005) gözetilmeli |
| Yenilenen sözleşmedeki bedel | Sorgulanmadan esas alınmış | Rayice uygunluğu bilirkişiyle araştırılmalı |
| Bedel rayice uygunsa | Sözleşmedeki artış şartı uygulanır | Endeks uygulanarak artış yapılır |
| Bedel rayicin altındaysa | Hak ve nesafet incelemesi yapılmamış | Hak ve nesafete göre tespit yapılmalı |
Burada önemli bir sınırın altını çizmek gerekir: Karar, her yeni sözleşmede 5 yıl kuralının ortadan kalktığı anlamına gelmez. Yargıtay, yenilenen sözleşmenin bedeli rayice uygunsa endeks artışının uygulanacağını açıkça belirtmiştir. Belirleyici olan, somut olayın özellikleri ve özellikle yenilenen sözleşmenin gerçekte bir “bedel güncellemesi” içerip içermediğidir.
Bay A., Kadıköy’deki dükkânını 2008’den beri aynı kiracıya kiralamaktadır. 2023’te banka işlemleri için yeni bir kira sözleşmesi imzalanmış, ancak kira bedeli eski tutar üzerinden yalnızca yasal sınır oranında artırılmıştır. Bu durumda Bay A., somut olayın özelliklerine göre, 2023 sözleşmesinin üzerinden 5 yıl geçmesini beklemeksizin, kira ilişkisinin 2008’de başladığını ve bedelin emsallerin altında kaldığını ileri sürerek kira tespit davası açmayı değerlendirebilir.
Bayan B., 2012’den beri kiracısı olan aileyle 2024’te yeni sözleşme imzalamış ve kirayı o tarihteki piyasa değerine yakın bir tutara yükseltmiştir. Bu durumda bilirkişi incelemesinde 2024 bedelinin rayice uygun olduğu tespit edilirse, Yargıtay’ın tarif ettiği yol gereği sonraki dönemler için genel kural olarak endeks artışı uygulanacaktır. Hak ve nesafete göre belirleme için ise yasal şartların yeniden oluşması gerekecektir.
Uzun süredir aynı yerde oturan bir kiracı, kiraya verenin “yeni sözleşme imzaladık, 5 yıl dolmadı” savunmasının kendisini koruyacağını düşünebilir. Ancak bu karar ışığında kiracının, imzaladığı yeni sözleşmenin hukuki niteliğini ve ödenen bedelin rayice uygunluğunu bir avukatla birlikte değerlendirmesi, ileride beklenmedik bir kira artışıyla karşılaşmamak açısından önem taşır.
Mahkeme, kira bedelini belirlerken genellikle bilirkişi heyetinden rapor alır ve aşağıdaki unsurları değerlendirir:
Hak ve nesafet kavramının kira tespitindeki yeri, Yargıtay’ın 18.11.1964 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ile şekillenmiş ve günümüze kadar uygulamaya yön vermeye devam etmiştir. Bu nedenle davada sunulacak emsal sözleşmelerin doğru seçilmesi, bilirkişi raporuna yapılacak itirazların zamanında ve gerekçeli yapılması sonucu doğrudan etkileyebilir.
Her kira ilişkisinin kendine özgü bir geçmişi bulunduğundan, dava açmadan önce sözleşme geçmişinin ve emsal verilerin bir avukat tarafından değerlendirilmesi, sürecin doğru kurgulanması açısından önemlidir. Bolak Hukuk Bürosu olarak kira tespit, tahliye ve kira alacağı uyuşmazlıklarında hem kiraya verenlere hem de kiracılara hukuki destek sunuyoruz.
Her zaman değil. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne göre yenilenen sözleşmedeki bedel emsallerin altındaysa, 5 yıllık süre ilk kira ilişkisinin başlangıcı gözetilerek hesaplanabilir. Bedel rayice uygunsa ise kural olarak endeks artışı uygulanır.
Kira tespit davası Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılır. Ancak dava açmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekir; arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa dava açılabilir.
Evet. TBK m. 345 uyarınca kira bedelinin belirlenmesine ilişkin davayı kiracı da açabilir. Örneğin ödenen kiranın emsallerin üzerinde kaldığını düşünen kiracı bu yola başvurabilir.
Dava yeni dönemin başlangıcından en az 30 gün önce açılmış ya da bu süre içinde kiracıya yazılı bildirim yapılmışsa, belirlenen bedel yeni kira döneminin başından itibaren geçerli olur. Sözleşmede artış hükmü varsa, dönem sonuna kadar açılan dava da aynı sonucu doğurur.