
Avukatlık Hizmetlerimizi karşılıklı güven, gizlilik ve şeffaflık ilkelerine uygun şekilde yürütmekteyiz.
Sağanak yağışların ardından alt geçitlerde mahsur kalan, otoparkta su altında kalan ya da sel sularıyla sürüklenen araçlar, her yıl binlerce araç sahibini aynı soruyla karşı karşıya bırakıyor: Kasko bu hasarı öder mi? Cevap, ilk bakışta sanıldığı kadar basit değildir; çünkü kasko poliçesinin varlığı tek başına yeterli değildir, poliçenin içeriği ve hasarın oluş şekli belirleyicidir.
Bolak Hukuk Bürosu olarak sel ve su baskını kaynaklı araç hasarlarında en sık karşılaştığımız sorun, sigortalının poliçesinde hangi teminatın bulunduğunu hasar anına kadar bilmemesidir. Bu yazıda kaskonun sel hasarını hangi koşullarda karşıladığını, sigorta şirketlerinin en sık ileri sürdüğü ret gerekçelerini ve ödeme yapılmadığında başvurulabilecek hukuki yolları ele alıyoruz.
Hayır, genel kural olarak karşılamaz. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, sel ve su baskını nedeniyle meydana gelen zararları ana teminatlar arasında değil, ek sözleşmeyle teminat kapsamına alınabilecek zararlar arasında saymaktadır (Genel Şartlar A.4.5). Yani bu teminat, poliçeye ayrıca eklenmiş olmalıdır.
Uygulamada poliçeler farklı adlarla satıldığı için araç sahiplerinin poliçe adına değil, teminat listesine bakması gerekir. Aşağıdaki tablo genel bir yol haritası sunmaktadır; ancak her poliçenin özel şartları ayrıca incelenmelidir.
| Poliçe Türü | Sel ve Su Baskını Teminatı | Dikkat Edilecek Nokta |
|---|---|---|
| Dar kapsamlı kasko | Genellikle yer almaz | Ek sözleşme yapılmamışsa sel hasarı karşılanmaz |
| Standart / genişletilmiş kasko | Çoğu pakette yer alır | Teminat listesinde “sel ve su baskını” ibaresi aranmalıdır |
| Tam kasko | Genel şartlardaki ek teminatları kapsar | Özel şartlarda motor su çekmesine ilişkin sınırlama olup olmadığı kontrol edilmelidir |
Önemli not: Zorunlu trafik sigortası, sigortalının kendi aracındaki hasarı karşılamaz; yalnızca üçüncü kişilere verilen zararları güvence altına alır. Zorunlu deprem sigortası (DASK) ise konutlara yöneliktir ve araç hasarlarıyla ilgisi yoktur.
Poliçede sel ve su baskını teminatı bulunuyorsa, bu olay nedeniyle araçta ortaya çıkan maddi zararlar kural olarak teminat kapsamında değerlendirilir. Uygulamada en sık karşılaşılan hasar kalemleri şunlardır:
Genel şartlar mekanik, elektrik ve elektronik arızaları kural olarak kapsam dışında tutar; ancak bu istisna, arızanın sigorta kapsamına giren bir olaydan doğmaması koşuluna bağlıdır. Sel teminatı bulunan bir araçta motorun su çekmesi, çoğu zaman teminat kapsamındaki olayın doğal bir sonucu olarak değerlendirilmektedir.
Sel hasarlarında sigorta şirketleriyle en çok ihtilaf yaşanan konu, aracın su birikintisine bilerek sokulması ve motorun çalışır haldeyken su çekmesidir. Sigorta şirketleri bu durumlarda hasarı “sürücü kusuru” veya “mekanik arıza” olarak nitelendirip ödemeyi reddedebilmektedir.
Bu noktada şu hususların altını çizmek gerekir:
Yargıtay’ın bu konudaki yaklaşımında, şiddetli yağış sonucu oluşan su birikintisine giren aracın motorunun su çekmesi sel teminatı kapsamında görülmüş ve sigortacının teminat dışılığa ilişkin somut delil sunmadığı gerekçesiyle sorumluluğu kabul edilmiştir [KÜNYE DOĞRULANACAK: Yargıtay 4. HD, su birikintisine giren aracın motorunun su çekmesi – sel teminatı kapsamında, sigorta tahkim kararının onanması]. Benzer şekilde, aracın camlarının açık bırakıldığı iddiası ispatlanamadığında sigortacının sel hasarından sorumlu tutulduğu kararlar da bulunmaktadır [KÜNYE DOĞRULANACAK: Yargıtay 17. HD, sel hasarında sigortalı kusurunun ispat edilememesi – sigortacının sorumluluğu].
Bununla birlikte, sürücünün suyun derinliğini açıkça gördüğü halde ısrarla ilerlemesi veya araç stop ettikten sonra tekrar tekrar çalıştırmaya çalışması gibi durumlarda, hâkimin takdir yetkisi dahilinde tazminattan indirim yapılması gündeme gelebilir. Her somut olayda hasarın oluş şekli ayrıca değerlendirilir.
Ankara’da yaşayan bir müvekkil, akşam saatlerinde ani bastıran yağış sırasında bir alt geçide girmiş; geçidin ortasında aracı stop etmiştir. Sigorta şirketi, eksper raporuna dayanarak “sürücü suya bilerek girdi” gerekçesiyle motor hasarını reddetmiştir.
Böyle bir dosyada; poliçede sel teminatının bulunduğu, alt geçitte herhangi bir uyarı levhası ya da kapatma bulunmadığı, suyun kısa sürede yükseldiği ve sürücünün aracı yeniden çalıştırmaya çalışmadığı ortaya konulabilirse, ret kararına itiraz için güçlü bir zemin oluşabilir. Ancak sonuç, delillerin niteliğine ve eksper raporunun içeriğine göre değişecektir.
Hasar sonrasındaki ilk saatlerde yapılan hatalar, haklı bir talebi bile zayıflatabilir. Genel şartlar sigortalıdan, zararı önlemek ve azaltmak için sigortası yokmuş gibi gerekli önlemleri almasını beklemektedir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1427. maddesi uyarınca sigorta tazminatı; rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının araştırmaları bitince ve her halde ihbardan kırk beş gün sonra muaccel (ödenmesi istenebilir) hale gelir. Tazminat muaccel olduğunda sigortacı, ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer; bu tarihten itibaren gecikme faizi talep edilebilir.
Bu kural, sel sonrası yoğunluk nedeniyle dosyaların aylarca bekletildiği dönemlerde sigortalının elindeki en önemli araçlardan biridir.
İlk adım, sigorta şirketine yazılı başvurudur. Şirket talebi tamamen veya kısmen reddederse ya da öngörülen süre içinde yanıt vermezse bir sonraki aşamaya geçilebilir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi ile kurulan Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta şirketinin sisteme üye olması koşuluyla, mahkemelere kıyasla daha hızlı bir çözüm imkânı sunar. Uyuşmazlık, sigorta alanında uzman hakemler tarafından incelenir; gerekli görülürse bilirkişi raporu alınır.
Tahkim yerine doğrudan dava yoluna da gidilebilir. Aracın kişisel kullanım amaçlı olup olmamasına göre görevli mahkeme ve dava öncesi zorunlu başvuru aşamaları değişebilir; uyuşmazlığın niteliğine ve tutarına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunluluğu da gündeme gelebilir. Arabuluculuk sürecinin işleyişini ve sağladığı avantajları ayrı bir yazımızda ele aldık.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesine göre sigorta sözleşmesinden doğan istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda; sigorta tazminatına ilişkin istemler ise her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yılda zamanaşımına uğrar. Sigorta şirketiyle uzayan yazışmalar sırasında bu sürenin kaçırılmaması büyük önem taşır.
Poliçede sel teminatı bulunmaması, her durumda zararın karşılıksız kalacağı anlamına gelmez. Sel hasarının nedeni yalnızca doğal afet değil, idarenin hizmet kusuru da olabilir. Örneğin yağmur suyu kanallarının temizlenmemesi, alt geçit pompalarının çalışmaması veya su basma riski bilinen bir geçidin trafiğe kapatılmaması bu kapsamda değerlendirilebilir.
Bu durumda ilgili belediye veya kamu kurumuna karşı tam yargı davası (idarenin verdiği zararın tazmini davası) gündeme gelir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, dava açılmadan önce zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde eylemden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulması gerekir. Kara yollarında yaşanan diğer zararlarda tazminatın nasıl hesaplandığını merak edenler, trafik kazası tazminatının hesaplanma esaslarını anlattığımız yazımıza göz atabilir.
Kasko teminatı bulunan durumlarda da sigorta şirketi, ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçerek (halefiyet) kusurlu idareye rücu edebilir. Ancak kaskonun karşılamadığı kalemler (örneğin muafiyet tutarı veya değer kaybı) için sigortalının idareye ayrıca başvurma hakkı saklıdır.
Sel ve su baskınında kaskonun araç hasarını karşılayıp karşılamayacağı; poliçede sel ve su baskını teminatının bulunup bulunmadığına, hasarın oluş şekline ve sigortalının olay sonrası davranışlarına bağlıdır. Teminat bulunan durumlarda, zararın kapsam dışında kaldığını ispat yükü sigorta şirketindedir ve “motor su aldı” gerekçesiyle yapılan retler her zaman hukuka uygun değildir.
Avukat Ayça Bolak olarak tavsiyemiz; poliçenizi hasar olmadan önce incelemeniz, hasar anında ise delil toplama ve ihbar sürelerine özen göstermenizdir. Ret veya eksik ödeme durumunda, sigortalı olarak haklarınızı korumak için tüketici hukuku alanındaki hizmetlerimiz kapsamında somut olayınızın özelliklerine göre hukuki destek alabilirsiniz.
Poliçede sel ve su baskını teminatı varsa evet. Bu teminat Kasko Genel Şartları’nda ek teminat olarak düzenlenmiştir; dar kapsamlı poliçelerde genellikle yer almaz.
Sel teminatı bulunan poliçelerde motorun su çekmesi, kural olarak teminat kapsamındaki olayın sonucu kabul edilir. Sigorta şirketi teminat dışılığı ispat etmek zorundadır; ancak sürücünün hasarı ağırlaştıran davranışları tazminattan indirime yol açabilir.
Hayır. Zorunlu trafik sigortası yalnızca üçüncü kişilere verilen zararları karşılar; aracın kendi sel hasarı için kasko poliçesine bakılmalıdır.
Kasko Genel Şartları’na göre hasarın, olayın öğrenilmesinden itibaren beş iş günü içinde sigorta şirketine bildirilmesi gerekir. Gecikme, tazminatın azaltılmasına neden olabilir.