Üsküdar Miras Avukatı – 2026 Danışmanlık & Ücretleri

Deneyimimizle yanınızdayız, haklarınızı en iyi şekilde koruyoruz.

Ayça Bolak
Avukat

Avukatlık Hizmetlerimizi karşılıklı güven, gizlilik ve şeffaflık ilkelerine uygun şekilde yürütmekteyiz.

Bize Ulaşın
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Bir yakınınızın vefatı, duygusal yükün yanı sıra çoğu zaman hukuki bir belirsizlik dönemini de beraberinde getirir. Tereke üzerindeki hakların tespiti, mirasçılar arasındaki paylaşım ve mirastan mal kaçırma iddiaları, teknik bilgi gerektiren uyuşmazlıklardır.

Üsküdar Miras Avukatı

Üsküdar miras avukatı olarak hizmet veren Avukat Ayça Bolak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu çerçevesinde şekillenen miras uyuşmazlıklarında müvekkillerinin hak kaybına uğramaması için stratejik bir yol haritası belirler. Üsküdar, Kuzguncuk, Beylerbeyi ve Çengelköy hattındaki taşınmaz değerlerinin yüksekliği, bu bölgedeki miras davalarını hem ekonomik hem de hukuki açıdan daha hassas hale getirmektedir.

Bolak Hukuk Bürosu olarak bu makalede; yasal mirasçılık sıralamasından saklı pay hesabına, muris muvazaası davasından mirasın reddine kadar en sık karşılaşılan başlıkları, mevzuat ve yerleşik Yargıtay içtihatları ışığında ele alacağız.

Üsküdar Miras Avukatı Hangi Davalara Bakar?

Miras hukuku, tek bir dava türünden ibaret değildir. Somut olayın özelliklerine göre birbirinden farklı hukuki yollar gündeme gelir. Bir miras avukatı Üsküdar bölgesinde başlıca şu uyuşmazlıkları takip eder:

  • Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) alınması ve iptali davaları
  • Muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) nedeniyle tapu iptali ve tescil davası
  • Tenkis davası (saklı payın zedelenmesi halinde)
  • Mirasın hakiki veya hükmen reddi davaları
  • Terekenin tespiti ve defter tutulması talepleri
  • Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları
  • Vasiyetnamenin iptali ve tenfizi davaları
  • Mirasçılıktan çıkarma (ıskat) işleminin iptali
  • Miras payının devri ve miras taksim sözleşmelerinin hazırlanması

Bu davaların bir kısmı hak düşürücü süreye tabidir. Dolayısıyla sürecin başında doğru davanın seçilmesi, sonucu doğrudan etkileyen kritik bir tercihtir.

Yasal Mirasçılık ve Zümre Sistemi: TMK m. 495 ve Devamı

Türk Medeni Kanunu, mirasçılığı zümre (derece) sistemi üzerine kurmuştur. Bu sistemde önceki zümrede mirasçı bulunduğu sürece, sonraki zümre mirastan pay alamaz.

Zümreler Nasıl Sıralanır?

  1. Birinci zümre (TMK m. 495): Murisin altsoyu, yani çocukları, torunları.
  2. İkinci zümre (TMK m. 496): Murisin ana ve babası ile onların altsoyu (kardeşler, yeğenler).
  3. Üçüncü zümre (TMK m. 497): Murisin büyük ana ve büyük babaları ile onların altsoyu.

Sağ kalan eş, TMK m. 499 uyarınca hangi zümre ile birlikte mirasçı olduğuna göre değişen oranda pay alır ve hiçbir zümreye dahil olmaksızın her durumda mirasçıdır. Evlatlık ve altsoyu ise TMK m. 500 gereği kan hısımı gibi mirasçı olur.

Sağ Kalan Eşin Yasal Miras Payı

Birlikte Mirasçı Olduğu ZümreSağ Kalan Eşin PayıKalan Payın Durumu
Altsoy (çocuklar) ile birlikte1/43/4 altsoy arasında eşit paylaşılır
Ana-baba zümresi ile birlikte1/21/2 ana, baba ve altsoylarına
Büyük ana-büyük baba zümresi ile birlikte3/41/4 ilgili zümreye
Hiçbiri yoksaMirasın tamamı—

Önemli bir ayrım: Miras payı ile mal rejiminden doğan alacak birbirinden farklıdır. Sağ kalan eş, önce edinilmiş mallara katılma rejiminden doğan katılma alacağını talep eder; tereke bu alacak düşüldükten sonra kalan değer üzerinden paylaştırılır. Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, bu iki hakkın birbirine karıştırılmasıdır.

Saklı Pay Nedir? Üsküdar Miras Avukatı Perspektifinden TMK m. 505-506

Miras bırakan, malvarlığı üzerinde sınırsız tasarrufta bulunamaz. Kanun, belirli mirasçılara dokunulamayacak bir asgari pay tanımıştır. Buna saklı pay (mahfuz hisse) denir.

2007 yılında 5650 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası kardeşlerin saklı payı kaldırılmıştır. Güncel düzenlemeye göre saklı pay sahipleri ve oranları şöyledir:

Saklı Pay SahibiSaklı Pay Oranı (Yasal Miras Payının)Kanuni Dayanak
Altsoy (çocuk, torun)1/2TMK m. 506/1
Ana ve babadan her biri1/4TMK m. 506/2
Sağ kalan eş (altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte ise)Yasal miras payının tamamıTMK m. 506/4
Sağ kalan eş (diğer hallerde)3/4TMK m. 506/4
KardeşlerSaklı payı bulunmamaktadır5650 s. K. ile mülga

Saklı paylar toplamı düşüldükten sonra kalan kısım, miras bırakanın tasarruf edilebilir bölümüdür (TMK m. 505). Miras bırakan bu bölümü dilediği kişiye vasiyet edebilir veya bağışlayabilir.

Muris Muvazaası: Mirastan Mal Kaçırma Davası

Uygulamada Üsküdar miras avukatı olarak en sık karşılaştığımız uyuşmazlık, miras bırakanın sağlığında bir taşınmazını mirasçılardan birine satış gibi göstererek devretmesidir. Görünürdeki işlem satış, gerçek irade ise bağıştır. Bu duruma muris muvazaası denir.

Bu konudaki temel dayanak, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıdır. Bu kararda özetle; miras bırakanın, saklı pay sahibi mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı ve gerçekte bağış niteliği taşıyan görünürdeki satış işlemlerinin geçersiz olduğu, mirasçıların bu işleme karşı tapu iptali ve tescil davası açabileceği benimsenmiştir. Kararın hukuki gerekçesi, tarafların gerçek iradesine değer veren muvazaa kuramı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 19 hükmüne dayanır.

Mahkeme Muvazaayı Nasıl Tespit Eder?

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında hâkim, doğrudan “muvazaa vardır” sonucuna varmaz; bir dizi ölçütü birlikte değerlendirir:

  • Miras bırakanın devir tarihindeki ekonomik durumu ve satış yapmaya ihtiyacı olup olmadığı
  • Tapuda gösterilen bedel ile taşınmazın gerçek rayiç değeri arasındaki fark
  • Devralan kişinin ödeme gücünün bulunup bulunmadığı
  • Miras bırakan ile devralan arasındaki yakınlık ilişkisi
  • Ülkenin ve yörenin gelenekleri, toplumsal eğilimler
  • Satış bedelinin fiilen ödendiğine dair banka kaydı vb. delillerin varlığı

Uygulamadan Varsayımsal Bir Örnek

Üsküdar’da yaşayan ve üç çocuğu bulunan bir miras bırakanı düşünelim. Emekli maaşı dışında geliri bulunmayan bu kişi, vefatından on ay önce Kuzguncuk’taki dairesini, henüz düzenli bir geliri olmayan en küçük oğluna tapuda oldukça düşük bir bedelle “satmış” görünmektedir. Diğer iki çocuk, satış bedelinin hiçbir zaman ödenmediğini ileri sürmektedir.

Böyle bir olayda mahkeme; tapudaki bedel ile rayiç değer arasındaki farkı bilirkişi marifetiyle tespit eder, devralanın ödeme kapasitesini araştırır, banka hesap hareketlerini inceler ve tanık beyanlarını değerlendirir. Genel kural olarak bu göstergelerin bir arada bulunması muvazaa yönünde güçlü karine oluşturur; ancak nihai sonuç, delillerin bütünü karşısında hâkimin takdir yetkisi dahilinde şekillenir.

Muris Muvazaası Davasında Süre Var mı?

Muvazaalı işlem baştan itibaren kesin hükümsüz sayıldığından, bu davanın zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığı kabul edilmektedir. Ancak davayı yalnızca mirasçı sıfatını taşıyanlar açabilir ve dava, mirasçının kendi payı oranında sonuç doğurur. Buna karşılık uzun süre sessiz kalınması, delillerin zayıflaması nedeniyle ispat açısından fiili bir dezavantaj yaratabilir.

Tenkis Davası ve Kaçırılmaması Gereken Süreler

Miras bırakan, tasarruf edilebilir bölümünü aşacak şekilde kazandırmada bulunmuşsa, saklı payı zedelenen mirasçılar tenkis davası açabilir (TMK m. 560). Tenkis, işlemin tamamen iptali değil; saklı payı tamamlayacak ölçüde indirilmesi anlamına gelir.

TMK m. 571 uyarınca tenkis davası açma hakkı:

  • Mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl,
  • Vasiyetnameler bakımından açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinden itibaren her hâlde on yıl geçmekle düşer.

Avukat Ayça Bolak olarak altını çizmek isterim: Bu süreler zamanaşımı değil hak düşürücü süre niteliğindedir; hâkim tarafından resen dikkate alınır ve süre geçtikten sonra hakkın canlandırılması mümkün değildir. Bu nedenle bir kazandırmayı öğrendiğiniz anda hukuki değerlendirme almanız önerilir.

Mirasın Reddi: Borçlu Terekede Mirasçının Korunması

Miras, mirasçılara kendiliğinden ve bir bütün olarak geçer (TMK m. 599). Bu, borçların da devralındığı anlamına gelir. Mirasçı, terekenin borca batık olduğunu düşünüyorsa mirası reddedebilir.

Gerçek Ret (TMK m. 605/1 – 606)

Yasal ve atanmış mirasçılar, mirası üç ay içinde reddedebilir. Süre; yasal mirasçılar için murisin ölümünü öğrendikleri tarihten, vasiyetname ile atanmış mirasçılar için tasarrufun kendilerine bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Ret beyanı, murisin son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine yapılır.

Hükmen Ret (TMK m. 605/2)

Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır. Bu halde üç aylık süre koşulu aranmaz; ancak mirasçı, tereke mallarına sahiplenme anlamına gelecek davranışlardan (mirası zımnen kabul) kaçınmalıdır.

Varsayımsal Senaryo

Vefat eden bir esnafın mirasçısı olan kişiye, ölümden sekiz ay sonra icra takibi tebliğ edilmiştir. Kişi üç aylık ret süresini kaçırdığını düşünerek endişelenmektedir. Böyle bir durumda, murisin ölüm tarihi itibarıyla borca batık olduğu; karşılıksız çekler, kesinleşmiş icra dosyaları, aciz vesikaları ve ticari defterlerle ortaya konulabiliyorsa, hükmen ret (mirasın hükmen reddi) davası yolu değerlendirilebilir. Sonuç, somut olayın özelliklerine ve terekenin gerçek durumuna göre değişir.

Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Nasıl Alınır?

Mirasçılık sıfatının resmen ispatı için mirasçılık belgesi gereklidir (TMK m. 598). Bu belge iki yoldan temin edilebilir:

  1. Noterden: Nüfus kayıtlarından mirasçılık açıkça anlaşılabiliyorsa, noterler mirasçılık belgesi düzenleyebilir. Pratik ve hızlı yoldur.
  2. Sulh Hukuk Mahkemesinden: Yabancılık unsuru bulunması, nüfus kayıtlarının çelişkili olması, evlatlık ilişkisi veya vasiyetname bulunması gibi hallerde mahkeme yolu zorunlu hale gelir.

Mirasçılık belgesi kesin hüküm niteliği taşımaz; aksi her zaman ispatlanabilir ve gerçeğe aykırı düzenlendiği iddiasıyla iptali istenebilir.

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası

Mirasçılar tereke üzerinde elbirliği mülkiyeti ile hak sahibidir (TMK m. 640). Bu, hiçbir mirasçının diğerlerinin onayı olmadan tek başına tasarrufta bulunamaması demektir. Anlaşma sağlanamıyorsa, her mirasçı TMK m. 642 uyarınca paylaşma davası açabilir.

Ortaklık iki şekilde giderilir:

  • Aynen taksim: Taşınmaz fiilen bölünebiliyor ve değerinde önemli kayıp doğmuyorsa tercih edilir.
  • Satış yoluyla paylaştırma: Aynen bölüşme mümkün değilse, satış memurluğu marifetiyle açık artırma yapılır ve bedel paylar oranında dağıtılır.

Üsküdar gibi apartman ve müstakil yapı dokusunun iç içe geçtiği, arsa değerlerinin yüksek olduğu bölgelerde bu davalarda kıymet takdiri raporuna itiraz aşaması özellikle önem taşır. Düşük tespit edilen bir değer, satış aşamasında telafisi güç kayıplara yol açabilir.

Üsküdar’da Miras Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 11 uyarınca miras davalarında kesin yetki kuralı geçerlidir. Terekenin tamamına ilişkin davalar, miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesinde görülür.

Miras bırakanın son yerleşim yeri Üsküdar ise, davalar kural olarak İstanbul Anadolu Adliyesi bünyesindeki mahkemelerde açılır. Görev bakımından ise:

Talep / Dava TürüGörevli MahkemeSüre
Mirasçılık belgesi talebiSulh Hukuk Mahkemesi / NoterSüreye tabi değil
Mirasın reddi beyanıSulh Hukuk Mahkemesi3 ay (TMK m. 606)
Terekenin tespitiSulh Hukuk MahkemesiSüreye tabi değil
Ortaklığın giderilmesiSulh Hukuk MahkemesiSüreye tabi değil
Tenkis davasıAsliye Hukuk Mahkemesi1 yıl / 10 yıl (TMK m. 571)
Muris muvazaası (tapu iptali-tescil)Asliye Hukuk MahkemesiSüreye tabi değil
Vasiyetnamenin iptaliAsliye Hukuk Mahkemesi1 yıl / 10 yıl / 20 yıl (TMK m. 559)
Mirasın hükmen reddiAsliye Hukuk MahkemesiSüreye tabi değil

Ayrıca 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu kapsamında, ölüm Türkiye’de gerçekleşmiş ve mükellefler Türkiye’de bulunuyorsa, veraset beyannamesinin dört ay içinde ilgili vergi dairesine verilmesi gerektiğini hatırlatmak isterim. Bu yükümlülüğün ihmali, idari yaptırımlara ve intikal işlemlerinde gecikmeye yol açar.

Neden Deneyimli Bir Miras Avukatı Üsküdar Bölgesinde Fark Yaratır?

Miras hukuku, tek bir dava dilekçesiyle çözülen bir alan değildir. Aynı olay içinde muris muvazaası, tenkis ve denkleştirme (TMK m. 669) talepleri birlikte gündeme gelebilir; hangisinin öncelikli olarak, hangi sırayla ileri sürüleceği sonucu doğrudan etkiler.

Üsküdar ve çevresinde, kuşaklar boyu aile mülkiyetinde kalmış taşınmazlar, imar durumu değişmiş arsalar ve kentsel dönüşüm süreçlerine girmiş yapılar sıkça karşımıza çıkar. Bu nitelikteki dosyalarda tapu kayıt zincirinin geriye dönük incelenmesi, kadastro tutanaklarının ve bilirkişi değerleme raporlarının doğru okunması gerekir.

Bolak Hukuk Bürosu olarak yaklaşımımız; öncelikle terekenin kapsamını eksiksiz tespit etmek, ardından mirasçılar arasında sulh imkânını değerlendirmek, sulh mümkün değilse en güçlü delil setiyle dava yolunu açmaktır. Aile içi uyuşmazlıkların yıpratıcı doğası göz önüne alındığında, miras taksim sözleşmesi yoluyla anlaşmalı çözüm çoğu zaman hem daha hızlı hem daha az maliyetli bir sonuç doğurur.

Hukukta hiçbir dava için önceden kesin bir sonuç taahhüt edilemez. Her dosyanın kaderi, delillerin niteliğine, tarafların usuli davranışlarına ve nihayetinde hâkimin takdir yetkisine bağlıdır. Bize düşen, bu takdirin sağlıklı kullanılabilmesi için gerekli hukuki ve maddi zemini eksiksiz hazırlamaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Üsküdar miras avukatı olmadan veraset ilamı alabilir miyim?

Evet. Nüfus kayıtları açık ve çelişkisizse mirasçılık belgesini doğrudan noterden alabilirsiniz. Ancak yabancılık unsuru, vasiyetname, evlatlık ilişkisi veya kayıtlarda uyuşmazlık bulunması hâlinde Sulh Hukuk Mahkemesine başvurmak zorunludur ve bu aşamada avukat desteği hata riskini azaltır.

Mirastan mal kaçırma davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası, işlemin baştan geçersiz sayılması nedeniyle zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Buna karşılık tenkis davası, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde on yıllık hak düşürücü süreye tabidir (TMK m. 571).

Babamın borçları bana geçer mi, mirası nasıl reddederim?

Miras, borçlarıyla birlikte kendiliğinden geçer. Mirası reddetmek için ölümü öğrendiğiniz tarihten itibaren üç ay içinde murisin son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine ret beyanında bulunmanız gerekir (TMK m. 606). Terekenin ölüm anında borca batık olduğu açıksa, süre şartı aranmaksızın mirasın hükmen reddi davası açılabilir.

Miras davası Üsküdar’da mı yoksa taşınmazın bulunduğu yerde mi açılır?

Terekeye ilişkin davalarda kesin yetkili mahkeme, miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 11). Miras bırakanın son yerleşim yeri Üsküdar ise, taşınmaz başka bir ilde olsa dahi dava kural olarak İstanbul Anadolu Adliyesi’ndeki mahkemelerde açılır.

Kardeşimin rızası olmadan miras kalan evi satabilir miyim?

Hayır. Tereke üzerinde elbirliği mülkiyeti bulunduğundan, mirasçılardan biri tek başına satış yapamaz. Anlaşma sağlanamıyorsa ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası açılarak taşınmazın aynen taksimi veya satış yoluyla paylaştırılması talep edilebilir.

Not: Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her miras uyuşmazlığı kendine özgü koşullar barındırdığından, dosyanıza ilişkin adım atmadan önce bir avukattan somut olaya özel değerlendirme almanız önerilir.

Scroll
Bize Ulaşın