Boşanma Davası Sürerken Çocuğun Okulu veya Şehri Değiştirilebilir mi?

Deneyimimizle yanınızdayız, haklarınızı en iyi şekilde koruyoruz.

Ayça Bolak
Avukat

Avukatlık Hizmetlerimizi karşılıklı güven, gizlilik ve şeffaflık ilkelerine uygun şekilde yürütmekteyiz.

Bize Ulaşın
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Boşanma davası açıldıktan sonra tarafların en sık sorduğu sorulardan biri, çocuğun yaşam düzeninde yapılacak değişikliklerin sınırıdır. Eşlerden birinin çocuğu başka bir okula kaydettirmesi ya da işi veya ailesi nedeniyle başka bir şehre taşınması, çoğu zaman dosyanın seyrini doğrudan etkileyen bir gerilim kaynağına dönüşür.

Bu sorunun tek ve kestirme bir cevabı yoktur. Cevap; velayetin dava süresince kimde olduğuna, mahkemenin hangi geçici tedbirlere hükmettiğine ve değişikliğin çocuğun üstün yararına hizmet edip etmediğine göre değişir.

Bolak Hukuk Bürosu olarak bu yazıda, boşanma davası sürerken çocuğun okulunun veya yerleşim yerinin değiştirilmesinin hukuki çerçevesini, izinsiz yapılan değişikliklerin sonuçlarını ve mahkemeden talep edilebilecek koruyucu tedbirleri ele alıyoruz.

Boşanma Davası Devam Ederken Velayet Kimdedir?

Kritik nokta şudur: boşanma kararı kesinleşene kadar evlilik birliği hukuken devam eder. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 336. maddesi uyarınca, evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır.

Yani dava dilekçesinin mahkemeye verilmiş olması, tek başına velayetin bir tarafa geçmesi anlamına gelmez. Ortak velayet, mahkeme aksi yönde bir tedbir kararı vermediği sürece sürer.

Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi bu noktada devreye girer. Bu hükme göre hâkim, boşanma veya ayrılık davası açılınca davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri talep olmasa dahi kendiliğinden alır.

Uygulamada mahkemeler çoğunlukla ilk duruşmada veya tensip zabtında çocuğun geçici velayetini eşlerden birine bırakır, diğer eş yönünden Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesi çerçevesinde kişisel ilişki (görüşme) düzeni kurar. Bu geçici karar, dava süresince kimin hangi yetkiyi kullanacağını belirleyen temel belgedir. Sürecin bütününe dair ayrıntıları boşanma davası sürerken çocuğun velayetinin nasıl şekillendiğini anlattığımız yazımızda bulabilirsiniz.

Çocuğun Okulu Tek Başına Değiştirilebilir mi?

Okul seçimi, hukuken çocuğun eğitimine ilişkin bir velayet yetkisidir. Türk Medeni Kanunu’nun 339. maddesi ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alacağını, 340. maddesi ise eğitimin çocuğun yetenek ve eğilimlerine göre yönlendirileceğini düzenler.

Geçici velayet henüz belirlenmemişse

Velayetin ortak kullanıldığı bu aşamada okul nakli, kural olarak her iki ebeveynin ortak iradesini gerektiren bir işlemdir. Eşlerden birinin diğerinin bilgisi ve rızası dışında çocuğu başka bir okula kaydettirmesi, velayet yetkisinin tek taraflı kullanımı anlamına gelir.

Pratikte e-Okul sistemi üzerindeki nakil işlemleri sistemde kayıtlı veli tarafından yürütülebildiği için, fiilî durum çoğu zaman hukuki durumun önüne geçmektedir. Ancak bu teknik kolaylık, işlemi hukuken sorunsuz hale getirmez; diğer eşin mahkemeden bu değişikliğin sonlandırılmasını veya durumun eski haline getirilmesini talep etme hakkı saklıdır.

Geçici velayet bir tarafa verilmişse

Geçici velayet kendisine bırakılan eş, çocuğun günlük bakımına ve eğitimine ilişkin kararları prensip olarak tek başına alabilir. Buna okul tercihi de dâhildir.

Bu yetki sınırsız değildir. Okul değişikliği çocuğun eğitim düzenini bozuyor, sosyal çevresinden koparıyor veya diğer ebeveynle kurulan kişisel ilişkiyi fiilen imkânsız hale getiriyorsa, hâkim Türk Medeni Kanunu’nun 346. maddesi kapsamında koruma önlemi alabilir. Velayetin kime verileceği değerlendirilirken çocuğun mevcut düzeninde gösterdiği istikrar da dikkate alınır; bu ölçütleri velayetin kime verileceğini belirleyen kriterleri incelediğimiz rehberimizde ayrıntılı biçimde açıkladık.

Çocuğun Şehrinin Değiştirilmesi: Taşınma Özgürlüğünün Sınırı

Hiçbir ebeveynin yerleşim yerini seçme özgürlüğü ortadan kaldırılamaz. Ancak çocuk söz konusu olduğunda bu özgürlük, çocuğun üstün yararı ve diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkı ile birlikte değerlendirilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 21. maddesine göre velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri, ana ve babasının; ortak yerleşim yeri bulunmuyorsa çocuğun kendisine bırakıldığı tarafın yerleşim yeridir. Dolayısıyla geçici velayeti elinde bulunduran eşin taşınması, çocuğun yerleşim yerini de hukuken değiştirebilir.

Burada belirleyici hüküm Türk Medeni Kanunu’nun 183. maddesidir. Bu madde, ana veya babanın başka bir yere gitmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkimin re’sen veya taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alacağını düzenler.

Pratikte mahkemenin değerlendirdiği başlıca hususlar şunlardır:

  • Taşınmanın haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı: Tayin, iş değişikliği, ekonomik zorunluluk veya aile desteğine erişim gibi somut gerekçeler.
  • Mesafenin kişisel ilişkiye etkisi: Hafta sonu görüşmelerinin fiilen uygulanabilir kalıp kalmadığı.
  • Çocuğun eğitim ve sosyal düzeni: Öğretim yılı ortasında yapılan ani değişikliklerin çocuk üzerindeki etkisi.
  • Niyet unsuru: Taşınmanın gerçek bir ihtiyaçtan mı, yoksa diğer ebeveyni çocuktan uzaklaştırma amacından mı kaynaklandığı.
  • Çocuğun görüşü: İdrak çağındaki çocuğun, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 12. maddesi uyarınca dinlenmesi.

Son maddeye ilişkin olarak, çocuğun hangi yaşta ve nasıl dinlendiği ayrı bir usul meselesidir; bu konuyu boşanma davasında çocuğun mahkemede dinlenmesini ele aldığımız yazımızda ayrıntılı biçimde inceledik.

Yurt Dışına Çıkarma: Çok Daha Ağır Bir Eşik

Çocuğun başka bir şehre götürülmesi ile yurt dışına çıkarılması aynı hukuki ağırlıkta değildir. Yurt dışına çıkış, diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkını büyük ölçüde işlevsiz bırakma potansiyeli taşıdığı için mahkemeler bu konuda belirgin biçimde daha temkinlidir.

Dava sürerken çocuğun yurt dışına çıkarılmasının tedbiren önlenmesi talep edilebilir. Çocuğun rıza dışında yurt dışına götürülmesi hâlinde ise, Türkiye’nin de taraf olduğu 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi ve bu sözleşmenin iç hukukta uygulanmasını düzenleyen 5717 sayılı Kanun kapsamında iade süreci işletilir.

Mahkemeden Hangi Tedbirler Talep Edilebilir?

Çocuğun yaşam düzeninin tek taraflı biçimde değiştirilmesinden endişe eden taraf, beklemek yerine dava dosyasından somut tedbir talebinde bulunmalıdır. Aşağıdaki tablo, uygulamada en sık başvurulan talepleri özetlemektedir.

TalepHukuki dayanakAmacı
Geçici velayet ve kişisel ilişki düzenlenmesiTMK m. 169 ve m. 182Dava süresince yetki ve görüşme düzeninin netleştirilmesi
Okul ve yerleşim yerinin değiştirilmemesi tedbiriTMK m. 169Çocuğun eğitim ve sosyal düzeninin korunması
Yurt dışına çıkış yasağıTMK m. 169 ve m. 346Çocuğun ülke dışına götürülmesinin önlenmesi
Uzman (pedagog/psikolog) incelemesiTMK m. 346 ve usul hükümleriDeğişikliğin çocuk üzerindeki etkisinin raporlanması
Mevcut duruma dönülmesi talebiTMK m. 183İzinsiz yapılan değişikliğin sonuçlarının giderilmesi

Bu taleplerin dilekçede somut olgularla desteklenmesi önemlidir. “Taşınabilir” yönündeki soyut bir endişe yerine; kiralanan evin ilanı, nakil başvurusu ekran görüntüsü, işyeri yazışması gibi somut veriler, tedbir kararı alınma ihtimalini artırır.

İzinsiz Değişiklik Yapılırsa Ne Olur?

Tek taraflı yapılan okul veya şehir değişikliğinin iki ayrı sonucu olabilir.

Aile hukuku bakımından: Kişisel ilişkiyi kasıtlı olarak engelleyen veya çocuğu diğer ebeveynden uzaklaştırmaya yönelen davranış, velayete ilişkin değerlendirmede aleyhe bir unsur olarak ele alınır. Yerleşik uygulamada çocuğu diğer ebeveyne karşı olumsuz etkileyen tutum, velayetin belirlenmesinde ciddi bir olumsuz ölçüt sayılmaktadır. Boşanma kesinleştikten sonra da benzeri davranışlar velayetin değiştirilmesi davasının konusunu oluşturabilir.

Ceza hukuku bakımından: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 234. maddesi, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu düzenler. Ayrıca mahkemece kurulan teslim ve kişisel ilişki düzeninin yerine getirilmemesi hâlinde, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na 7343 sayılı Kanun ile eklenen hükümler çerçevesinde adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri aracılığıyla işletilen teslim prosedürü gündeme gelir. Bu prosedüre direnmenin yaptırımları bulunmaktadır.

Uygulamadan İki Örnek

Örnek 1 — Haklı nedene dayanan taşınma. Geçici velayeti bulunan anne, kamu görevlisi olarak başka bir ile atanır. Çocuğun okul nakli öğretim yılı başında yapılır, babayla görüşmeler daha uzun aralıklı fakat daha uzun süreli olacak şekilde yeniden düzenlenir. Bu tabloda taşınma zorunlu bir olguya dayandığı ve kişisel ilişki korunabildiği için mahkemenin taşınmayı engellemek yerine görüşme düzenini uyarlaması beklenebilir.

Örnek 2 — Kişisel ilişkiyi işlevsiz kılan taşınma. Aynı ilçede oturan taraflardan biri, ilk duruşmanın hemen ardından çocuğu 900 kilometre uzaktaki bir şehre götürür, okul naklini dönem ortasında yapar ve iki hafta boyunca görüşmeleri gerçekleştirmez. Burada somut bir zorunluluk ortaya konulamadığı ve kişisel ilişki fiilen ortadan kalktığı için mahkemenin tedbir yoluyla müdahale etme ve bu tutumu velayet değerlendirmesinde dikkate alma ihtimali yüksektir.

Her iki örnekte de sonucu belirleyen, taşınmanın kendisi değil; gerekçenin somutluğu ve çocuğun diğer ebeveynle bağının korunup korunmadığıdır.

Yüksek Mahkeme Yaklaşımı

Yargıtay’ın aile hukuku dairelerinin yerleşik yaklaşımı, velayete ilişkin her kararda çocuğun üstün yararının belirleyici ölçüt olduğu yönündedir. Ebeveynlerin konforu, ekonomik gücü veya tercihi, çocuğun istikrarlı bir yaşam düzenine sahip olma menfaatinin önüne geçmez.

Aynı doğrultuda, çocuğu diğer ebeveynden soğutmaya veya kişisel ilişkiyi fiilen kesmeye yönelen davranışların velayet bakımından aleyhe değerlendirildiği kabul edilmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davası açılır açılmaz çocuğun okulunu değiştirebilir miyim?

Kural olarak hayır. Boşanma kesinleşene kadar velayet birlikte kullanıldığından, okul nakli için diğer ebeveynin rızası veya mahkemenin geçici velayet kararı aranır. Tek taraflı yapılan nakil, mahkemeden geri alınması talep edilebilecek bir işlemdir.

Geçici velayet bendeyse çocuğu başka şehre götürebilir miyim?

Geçici velayet kendisine verilen taraf çocuğun yerleşim yerini belirleyebilir; ancak bu yetki mutlak değildir. Taşınma kişisel ilişkiyi fiilen imkânsız hale getiriyorsa hâkim, Türk Medeni Kanunu’nun 183. maddesi kapsamında yeni önlemler alabilir ve görüşme düzenini yeniden belirleyebilir.

Eşim çocuğu haber vermeden başka şehre götürdü, ne yapmalıyım?

Derhal mevcut boşanma dosyasından tedbir talebinde bulunulmalı, kişisel ilişkinin uygulanmasına yönelik karar alınması istenmelidir. Görüşmelerin engellendiği hâllerde teslim prosedürünün işletilmesi ve koşulları varsa cezai başvuru yolları da değerlendirilebilir.

Çocuğun görüşü okul ve şehir değişikliğinde dikkate alınır mı?

İdrak çağındaki çocuk, velayeti ve yaşam düzenini doğrudan etkileyen konularda dinlenir. Çocuğun beyanı tek başına bağlayıcı değildir; hâkim bu beyanı uzman raporu ve dosyadaki diğer delillerle birlikte takdir eder.

Mahkeme kararı olmadan yurt dışına çıkarabilir miyim?

Ortak velayet döneminde çocuğun yurt dışına çıkarılması diğer ebeveynin rızasını gerektirir. Rıza bulunmaksızın yapılan çıkış, uluslararası iade süreçlerini ve velayet bakımından ciddi olumsuz sonuçları beraberinde getirebilir.

Avukat Ayça Bolak Anlatıyor

Boşanma sürecinde çocuğun okulunun veya şehrinin değiştirilmesi, teknik olarak mümkün fakat hukuken sonuç doğuran bir adımdır. Belirleyici olan, değişikliğin kim tarafından, hangi gerekçeyle ve çocuğun diğer ebeveynle bağını koruyacak biçimde yapılıp yapılmadığıdır.

Bu nedenle tek taraflı hareket etmek yerine, planlanan değişikliğin dava dosyasına taşınması ve mahkemeden açık bir karar alınması her iki taraf için de en güvenli yoldur. Somut olayın özelliklerine göre sonuç değişebileceğinden, atılacak adımın önceden hukuki değerlendirmeye tabi tutulması önem taşır.

Avukat Ayça Bolak olarak, velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıklarında sürecin çocuğun yararını merkeze alan bir çerçevede yürütülmesine önem veriyoruz. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi ve değerlendirme için aile hukuku alanındaki çalışmalarımızı inceleyebilir, dosyanıza özgü sorularınız için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Scroll
Bize Ulaşın