Yapay Zekâ İçeriklerinin Hukuki Sorumluluğu Kimde?

Deneyimimizle yanınızdayız, haklarınızı en iyi şekilde koruyoruz.

Ayça Bolak
Avukat

Avukatlık Hizmetlerimizi karşılıklı güven, gizlilik ve şeffaflık ilkelerine uygun şekilde yürütmekteyiz.

Bize Ulaşın
Size nasıl yardımcı olabiliriz?

Bir şirketin sosyal medya hesabında yapay zekâ ile hazırlanmış bir paylaşım, rakip firma hakkında gerçek dışı bir iddia içeriyor. Bir öğrencinin ödevinde başka bir yazarın metni neredeyse aynen yer alıyor. Bir dolandırıcı, yapay zekâ ile klonladığı sesle bir babayı arayıp oğlu gibi para istiyor. Bu olayların hepsinde aynı soru gündeme geliyor: Yapay zekâ tarafından üretilen içerikten kim sorumlu?

Kısa cevap şudur: Türk hukukunda yapay zekânın kendisi sorumlu tutulamaz; sorumluluk, içeriği üreten, yayımlayan, denetlemesi gereken veya sistemi sunan gerçek ve tüzel kişilere aittir. Ancak kimin, hangi hukuki temele göre ve ne ölçüde sorumlu olacağı somut olayın özelliklerine göre değişir. Bu yazıda, Avukat Ayça Bolak olarak, konuyu hukuki, cezai, telif ve kişisel veri boyutlarıyla ele alıyoruz.

Yapay Zekâ Hukuken Bir “Kişi” midir?

Hayır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 8. maddesine göre hak ehliyeti (haklara ve borçlara sahip olabilme yeteneği) her insana tanınmıştır; kanun ayrıca dernek, vakıf ve şirket gibi tüzel kişilere de kişilik verir. Yapay zekâ sistemleri bu iki kategoriden hiçbirine girmez.

Bunun pratik sonucu önemlidir: Bir yapay zekâ aleyhine dava açılamaz, ona ceza verilemez, ondan tazminat istenemez. Hukuk, yapay zekâyı bir araç olarak görür; tıpkı bir kalem, bir bilgisayar ya da bir kamera gibi. Sorumluluk, aracı kullanan veya aracı piyasaya sunan kişiye yönelir.

Türkiye’de Yapay Zekâya Özgü Bir Kanun Var mı?

Bu yazının kaleme alındığı Eylül 2026 itibarıyla Türkiye’de yapay zekâyı doğrudan düzenleyen, yürürlükte bir kanun bulunmamaktadır. 2024 ve 2025 yıllarında TBMM’ye birden fazla kanun teklifi sunulmuştur. Bunlardan biri kapsamlı bir çerçeve kanun öngörürken, diğerleri Türk Ceza Kanunu ve 5651 sayılı Kanun’da noktasal değişiklikler (örneğin yapay zekâ içeriklerinin etiketlenmesi) önermektedir. 2026 yılında yayımlanan TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu raporu da bir çerçeve kanun hazırlanmasını tavsiye etmiştir.

Özel bir kanun olmaması, hukuki boşluk olduğu anlamına gelmez. Yapay zekâ ile üretilen içerikler bugün de şu mevcut düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmektedir:

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: Haksız fiil, sözleşmeye aykırılık ve manevi tazminat hükümleri
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu: Kişilik haklarının korunması
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu: Hakaret, özel hayatın gizliliği, kişisel veriler, dolandırıcılık gibi suçlar
  • 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK): Telif hakları
  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK): Veri işleme ve aktarma kuralları
  • 5651 sayılı İnternet Kanunu: İçerik sağlayıcı ve yer sağlayıcının sorumlulukları

Avrupa Birliği ise (AB) 2024/1689 sayılı Yapay Zekâ Tüzüğü ile yapay zekâ içeriklerine şeffaflık ve etiketleme yükümlülükleri getirmiş, bu yükümlülüklerin kademeli olarak uygulanmasını öngörmüştür. AB pazarına ürün veya hizmet sunan Türk şirketleri açısından bu düzenleme doğrudan önem taşır; uygulama takviminin AB düzeyinde yeniden tartışıldığını da not etmek gerekir.

Sorumluluk Zincirinde Kimler Yer Alır?

Yapay zekâ içeriğinden doğan bir zararda genellikle birden fazla aktör bulunur. Her birinin sorumluluğu farklı hukuki temellere dayanır:

AktörTipik RolüOlası Sorumluluk Temeli
Kullanıcı / YayımlayanKomutu (prompt) yazan, çıktıyı kullanan veya yayan kişiHaksız fiil (TBK m.49), kişilik hakkı ihlali, ceza sorumluluğu, telif ihlali
İşverenÇalışanı iş sırasında yapay zekâ kullanan şirketAdam çalıştıranın sorumluluğu (TBK m.66), KVKK kapsamında veri sorumlusu sıfatı
Hizmet Sağlayıcı (Profesyonel)Müşterisine yapay zekâ destekli metin, tasarım veya rapor teslim eden ajans, danışmanSözleşmeye aykırılık (TBK m.112), özen yükümlülüğünün ihlali
Geliştirici / SağlayıcıYapay zekâ modelini geliştiren veya piyasaya sunan şirketKullanım sözleşmesi, ürün güvenliği mevzuatı; doktrinde tartışmalı
Platformİçeriğin yayımlandığı sosyal medya veya web sitesi5651 sayılı Kanun’daki yer sağlayıcı yükümlülükleri

Hukuki (Tazminat) Sorumluluk

“Yapay Zekâ Yazdı” Savunması Kusuru Ortadan Kaldırır mı?

Genel kural olarak hayır. Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Yapay zekâ çıktısını kontrol etmeden yayımlamak, hukuken ihmal (dikkatsizlik) olarak değerlendirilebilecek bir davranıştır.

Yapay zekâ modellerinin gerçek dışı bilgi üretebildiği (“halüsinasyon”) artık genel olarak bilinen bir durumdur. Bu nedenle bir kişi hakkında iddia içeren, ticari itibarı etkileyen veya hukuki sonuç doğuran bir metni doğrulamadan paylaşan kişinin, “bunu ben değil yapay zekâ yazdı” savunmasıyla sorumluluktan kurtulması, kural olarak mümkün görünmemektedir.

Kişilik Haklarının İhlali ve Manevi Tazminat

Yapay zekâ ile üretilmiş bir metin, görsel veya video bir kişinin onurunu, saygınlığını ya da özel hayatını zedeliyorsa, zarar gören kişi Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve 25. maddeleri uyarınca saldırının önlenmesini, durdurulmasını ve tespitini talep edebilir. Buna ek olarak Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi çerçevesinde manevi tazminat (yaşanan üzüntü ve elem karşılığı ödenen para) davası açılabilir.

Bu davalar, sahte veya anonim hesaplardan yapılan saldırılarla benzer bir işleyişe sahiptir. Konuyu sahte hesaplardan yapılan hakaretlerde manevi tazminat davasını anlattığımız yazımızda ayrıntılı biçimde ele aldık.

İşverenin Sorumluluğu

Çalışanınız, işin yürütülmesi sırasında yapay zekâ ile ürettiği bir içerikle üçüncü kişiye zarar verirse, Türk Borçlar Kanunu’nun 66. maddesi gereği işveren de sorumlu tutulabilir. İşveren, çalışanın seçiminde, talimat verilmesinde ve denetiminde gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.

Bu nedenle şirketlerin yazılı bir yapay zekâ kullanım politikası oluşturması, yalnızca operasyonel bir tercih değil, aynı zamanda hukuki bir savunma aracıdır. Hangi araçların kullanılabileceği, hangi verilerin girilemeyeceği ve çıktıların kim tarafından onaylanacağı açıkça belirlenmelidir.

Sözleşmesel Sorumluluk: Ajanslar ve Serbest Çalışanlar

Bir müşteriye özgün metin, tasarım veya analiz raporu teslim etmeyi üstlenen profesyonel, yapay zekâ çıktısını olduğu gibi sunar ve bu çıktı hatalı, başkasının eserine benzer ya da yanıltıcı çıkarsa, sözleşmeye aykırılık söz konusu olabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 112. maddesine göre borcunu gereği gibi ifa etmeyen borçlu, kusursuzluğunu ispat etmedikçe doğan zararı gidermekle yükümlüdür.

Yapay Zekâ Geliştiricisinin Sorumluluğu

Model geliştiren şirketin sorumluluğu, Türk hukukunda en tartışmalı alandır. Bu şirketler kullanım koşullarında çıktıların doğruluğunu garanti etmediklerini ve sorumluluğun kullanıcıya ait olduğunu belirtir. Ancak bu tür sorumsuzluk kayıtlarının geçerliliği sınırsız değildir; ağır kusur hâllerinde ve tüketici ilişkilerinde sınırlamalar söz konusudur.

Doktrinde, yapay zekâ sistemleri için tehlike sorumluluğunun (TBK m.71) veya ürün güvenliği mevzuatındaki üretici sorumluluğunun uygulanıp uygulanamayacağı tartışılmaktadır. Henüz bu konuda yerleşmiş bir yargı içtihadı bulunmamakla birlikte, gelecekteki özel düzenlemelerin bu boşluğu dolduracağı öngörülmektedir.

Cezai Sorumluluk: Yapay Zekâ ile Suç İşlenirse

Anayasa’nın 38. maddesi ve Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca ceza sorumluluğu şahsidir. Yapay zekâ bir suçun faili olamaz; ancak bir suçun işlenmesinde araç olarak kullanılabilir. Bu durumda fail, yapay zekâyı suç işlemek amacıyla yönlendiren veya ürettiği suç teşkil eden içeriği yayan kişidir.

Yapay zekâ ile en sık karşılaşılan suç tipleri şunlardır:

  • Hakaret (TCK m.125): Bir kişiyi aşağılayan yapay zekâ metni veya görselinin sosyal medyada paylaşılması
  • İftira (TCK m.267): Hukuka aykırı bir fiil isnat eden sahte belge, görüntü veya ses kaydıyla bir kişi hakkında soruşturma başlatılmasına neden olunması
  • Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134): Gerçek bir kişinin yüzü veya sesiyle üretilmiş, özel hayatı yansıtıyormuş gibi görünen “deepfake” içerikler
  • Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi ve yayılması (TCK m.135-136): Kişisel verilerin izinsiz toplanıp yapay zekâ ile işlenmesi veya yayılması
  • Nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158): Ses klonlama veya sahte görüntülü arama ile para talep edilmesi; bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması nitelikli hâl oluşturur
  • Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK m.217/A): Kamu düzenini bozmaya elverişli, yapay zekâ ile üretilmiş sahte haber veya görüntülerin yayılması

Kişisel verilerle bağlantılı suçların unsurlarını kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde ele geçirilmesi suçunu incelediğimiz yazımızda ayrıca açıkladık.

Uygulamadan Bir Örnek: Ses Klonlama ile Dolandırıcılık

Varsayımsal bir olay düşünelim: Emekli bir öğretmen, oğlunun sesiyle arandığını ve “kaza yaptım, acilen para göndermen gerekiyor” denildiğini anlatıyor. Ses, oğlunun sosyal medyadaki videolarından klonlanmış. Öğretmen, belirtilen hesaba 180.000 TL gönderiyor.

Bu olayda sorumlu yapay zekâ aracı değil, aracı dolandırıcılık amacıyla kullanan kişilerdir. Somut olayın özelliklerine göre bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçu gündeme gelir; paranın aktarıldığı hesap sahipleri de soruşturma kapsamına girebilir. Mağdurun izleyeceği adımları internet üzerinden dolandırıcılık suçunu anlattığımız rehberimizde bulabilirsiniz.

Sosyal Medya Paylaşımında Aleniyet

Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımına göre, geniş bir kitleye açık sosyal medya hesaplarında yapılan hakaret içerikli paylaşımlar aleniyet unsurunu taşıyabilir ve cezanın artırılmasını gerektirebilir. Paylaşımın yapay zekâ ile üretilmiş olması bu değerlendirmeyi değiştirmez; belirleyici olan, içeriği kimin, kime ve hangi ortamda yaydığıdır. [KÜNYE DOĞRULANACAK: Yargıtay Ceza Dairesi / CGK, sosyal medya paylaşımında hakaretin aleniyet unsuru]

Telif Hakkı Boyutu

Yapay Zekâ Çıktısı Bir “Eser” midir?

FSEK’e göre eser, sahibinin hususiyetini (kişisel özelliğini, yaratıcı damgasını) taşıyan fikir ve sanat ürünüdür; eser sahibi ise onu meydana getiren kişidir. Bu tanım, eserin arkasında bir insan yaratıcılığı bulunmasını esas alır. Bu nedenle tamamen yapay zekâ tarafından, anlamlı bir insan katkısı olmadan üretilen içeriğin FSEK anlamında eser sayılması, genel kural olarak güç görünmektedir.

Buna karşılık kullanıcının seçim, düzenleme ve yeniden yazma yoluyla içeriğe kendi yaratıcılığını kattığı durumlarda, insan katkısının bulunduğu kısımlar bakımından koruma tartışılabilir. Bu değerlendirme her somut olayda ayrıca yapılmalıdır.

Çıktı Başkasının Eserini İhlal Ederse

Yapay zekâ bazen eğitildiği metinlere, görsellere veya müziklere çok benzeyen çıktılar üretebilir. Bu çıktıyı kendi web sitesinde, reklamında veya ürününde kullanan kişi, hak sahibinin izni olmadan eseri çoğaltmış veya yaymış sayılabilir. Bu durumda FSEK’in 68. maddesi kapsamında tazminat talepleri ve 71. maddesi kapsamında cezai sorumluluk gündeme gelebilir.

Kişisel Veriler ve Ticari Sırlar

Yapay zekâ ile ilgili en az bilinen risklerden biri, girdi (input) aşamasında ortaya çıkar. Bir çalışanın müşteri listesini, hasta bilgilerini veya bir sözleşmedeki kişisel verileri yurt dışında sunucusu bulunan bir yapay zekâ aracına yüklemesi, KVKK kapsamında veri işleme ve yurt dışına veri aktarımı anlamına gelebilir.

Bu durumda şirket, veri sorumlusu (verilerin neden ve nasıl işleneceğine karar veren kişi) sıfatıyla KVKK’nın 12. maddesindeki veri güvenliği yükümlülüğü bakımından sorumluluk altına girebilir. Yurt dışına aktarım koşulları 2024 yılında yapılan değişiklikle yeniden düzenlenmiştir; kullanılan aracın veri işleme koşullarının bu kurallara uygunluğu mutlaka incelenmelidir.

Yapay Zekâ İçeriğiyle Zarar Gördüyseniz Ne Yapmalısınız?

Bolak Hukuk Bürosu olarak bu tür başvurularda izlenmesini önerdiğimiz genel yol haritası şöyledir:

  1. Delili hemen güvence altına alın: İçeriğin ekran görüntüsünü, bağlantı adresini (URL), paylaşım tarihini ve paylaşan hesabın bilgilerini kaydedin. İçerik silinebileceğinden noter veya elektronik tespit yoluyla delil tespiti yapılması değerlendirilebilir.
  2. Platforma bildirimde bulunun: Sosyal medya platformlarının şikâyet mekanizmaları çoğu zaman en hızlı sonuç veren ilk adımdır.
  3. Erişim engeli veya içeriğin kaldırılması için hukuki yola başvurun: Anayasa Mahkemesi, 5651 sayılı Kanun’un kişilik haklarına ilişkin 9. maddesini 11.10.2023 tarihli, E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla iptal etmiş; iptal hükmü Ekim 2024’te yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle ihlalin türüne göre özel hayatın gizliliğine ilişkin 9/A maddesi, katalog suçlar için 8. madde veya Türk Medeni Kanunu’ndaki ihtiyati tedbir yolu gibi farklı başvuru yolları değerlendirilmektedir. Güncel usulü erişim engelleme sürecini anlattığımız yazımızda takip edebilirsiniz.
  4. Şikâyet sürelerini kaçırmayın: Hakaret gibi şikâyete bağlı suçlarda, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aylık şikâyet süresi (TCK m.73) bulunur. Bu süre geçirilirse ceza soruşturması yolu kapanabilir.
  5. Tazminat talebinizi değerlendirin: Ceza sürecinden bağımsız olarak maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.

Mevzuattaki değişiklikler bu alanda sık yaşandığından, başvuru yapmadan önce güncel yasal durumun kontrol edilmesi önemlidir.

Profesyoneller İçin Özel Uyarı: Doğrulama Yükümlülüğü

Avukat, doktor, mali müşavir, mühendis ve gazeteci gibi meslek mensuplarından, mesleki standartlara uygun bir özen yükümlülüğü beklenir. Örneğin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, avukatların görevlerini özenle yerine getirmesini öngörür. Yapay zekâ çıktısını kaynaklarından doğrulamadan müvekkile, hastaya veya kamuoyuna sunmak, bu yükümlülüğün ihlali olarak değerlendirilebilir.

Bu riskin somut bir örneği yurt dışında yaşanmıştır: 2023 yılında ABD’de bazı avukatlar, yapay zekânın uydurduğu var olmayan mahkeme kararlarını dilekçelerine eklemiş ve mahkeme tarafından yaptırıma uğramıştır. Türk yargısında da benzer bir durumun, disiplin ve tazminat sorumluluğu doğurması muhtemeldir.

İşletmeler İçin Risk Azaltma Önerileri

  • Yazılı kullanım politikası oluşturun: Hangi yapay zekâ araçlarının, hangi işlerde kullanılabileceğini belirleyin.
  • Veri girişini sınırlayın: Kişisel veri, ticari sır ve gizli sözleşme bilgilerinin yapay zekâ araçlarına girilmesini yasaklayın veya kontrollü hâle getirin.
  • İnsan onayını zorunlu kılın: Yayımlanacak her içeriğin bir yetkili tarafından okunup onaylanmasını sağlayın.
  • Kaynakları doğrulayın: Yapay zekânın verdiği rakam, tarih, kanun maddesi ve alıntıları mutlaka birincil kaynaktan kontrol edin.
  • Sözleşmelerinizi güncelleyin: Ajans, tedarikçi ve serbest çalışanlarla yaptığınız sözleşmelere yapay zekâ kullanımı, özgünlük garantisi ve sorumluluk paylaşımına ilişkin hükümler ekleyin.
  • Etiketleme yapın: Özellikle AB ile ticari ilişkiniz varsa, yapay zekâ ile üretilmiş içerikleri şeffaf biçimde belirtin.

Avukat Ayça Bolak Yorumluyor

Yapay zekâ, hukuk düzeninde sorumluluk taşıyan bir özne değil, bir araçtır. Bu nedenle yapay zekâ ile üretilen içeriğin doğurduğu zararlarda sorumluluk; içeriği yayımlayan kullanıcıya, çalışanının eyleminden sorumlu işverene, müşterisine özen borcu bulunan profesyonele ve koşullara göre platform veya geliştiriciye yönelebilir. Türkiye’de özel bir yapay zekâ kanunu henüz yürürlükte olmasa da Borçlar, Medeni, Ceza, Fikir ve Sanat Eserleri ve Kişisel Verilerin Korunması kanunları bu alanda bugün de etkin biçimde uygulanmaktadır.

Yapay zekâ içeriği nedeniyle mağdur olduysanız veya işletmeniz için bir risk değerlendirmesi yapmak istiyorsanız, somut olayınızın uzman bir avukat tarafından incelenmesi hak kaybı yaşamamanız açısından önemlidir. Bilişim suçları ve internet kaynaklı ihlallerdeki hukuki desteğimiz hakkında bilgi almak için ceza hukuku alanındaki çalışmalarımızı inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Yapay zekânın ürettiği hakaret içerikli metni paylaşırsam suç işlemiş olur muyum?

Olabilirsiniz. Ceza sorumluluğu içeriği üreten araca değil, içeriği yayan kişiye aittir. Metnin yapay zekâ tarafından yazılmış olması, paylaşan kişinin sorumluluğunu kural olarak ortadan kaldırmaz.

Yapay zekâ ile üretilen içeriğin telif hakkı kime aittir?

FSEK, eser sahibi olarak insanı esas aldığından, tamamen yapay zekâ tarafından üretilen içerik genel kural olarak eser sayılmayabilir. Kullanıcının içeriğe anlamlı ve yaratıcı katkı sağladığı durumlarda, bu katkı bakımından koruma somut olaya göre değerlendirilir.

Deepfake (sahte video/ses) mağduruyum, ne yapabilirim?

Delilleri kaydedip savcılığa suç duyurusunda bulunabilir, içeriğin kaldırılması veya erişimin engellenmesi için hukuki yola başvurabilir ve manevi tazminat davası açabilirsiniz. Şikâyete bağlı suçlarda 6 aylık süreyi kaçırmamak önemlidir.

Türkiye’de yapay zekâ kanunu var mı?

Eylül 2026 itibarıyla yürürlükte özel bir yapay zekâ kanunu bulunmamaktadır. TBMM’ye sunulmuş kanun teklifleri mevcuttur; bu süreçte Borçlar, Ceza, Medeni, FSEK, KVKK ve 5651 sayılı kanunlar uygulanmaktadır.

Scroll
Bize Ulaşın