
Avukatlık Hizmetlerimizi karşılıklı güven, gizlilik ve şeffaflık ilkelerine uygun şekilde yürütmekteyiz.
Yapay zeka; sözleşme taslağı hazırlayan sohbet botlarından işe alımda aday eleyen yazılımlara, bir kişinin sesini birebir taklit eden araçlardan kredi kararı veren algoritmalara kadar hayatın her alanına girmiş durumda. Bu yaygınlık, beraberinde yeni sorular getiriyor: Yapay zekanın verdiği zarardan kim sorumludur, yapay zekayla üretilen bir içerik kime aittir, deepfake bir videoyla itibarı zedelenen kişi hangi yollara başvurabilir?

Bu yazıda Avukat Ayça Bolak olarak, yapay zeka hukuku kavramını; Türkiye’deki güncel düzenleme durumu, Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası’nın Türk şirketlerine etkisi, kişisel verilerin korunması, hukuki ve cezai sorumluluk ile telif hakları başlıkları altında ele alıyoruz.
Yapay zeka hukuku, yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesi, piyasaya sunulması ve kullanılması sırasında ortaya çıkan hukuki ilişkileri inceleyen disiplinler arası bir alandır. Tek bir kanundan ibaret değildir; veri koruma, ceza, borçlar, tüketici, iş ve fikri mülkiyet hukukunun kesiştiği noktada yer alır.
Alanın temel soruları şunlardır:
Yazımızın hazırlandığı tarih itibarıyla Türkiye’de yalnızca yapay zekayı düzenleyen, yürürlükte bir kanun bulunmamaktadır. Haziran 2024’te TBMM’ye ilk Yapay Zeka Kanun Teklifi sunulmuş, ardından yapay zekanın kötüye kullanımına odaklanan başka teklifler de Meclis gündemine gelmiştir. Bu teklifler; deepfake içeriklerin etiketlenmesi, hak ihlali oluşturan içeriklerin hızla kaldırılması ve ayrımcı veri setlerinin yasaklanması gibi başlıklar içermektedir.
TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu da Ocak 2026’da tamamladığı taslak raporda, Türkiye’ye özgü ve ihtiyaç odaklı bir yapay zeka kanunu çıkarılmasını önermiştir. Dolayısıyla yakın dönemde kapsamlı bir düzenleme beklenmekle birlikte, kanun teklifleri yasalaşmadıkça bağlayıcı değildir.
18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030) uygulamaya konulmuştur. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Plan; farkındalık, nitelikli insan kaynağı, veri ve hesaplama altyapısı ile kamuda ve özel sektörde yapay zeka kullanımının yaygınlaştırılması hedeflerini içermektedir.
Eylem Planı bir kanun değil, bir politika belgesidir. Bireylere doğrudan hak veya yükümlülük yüklemez; ancak ilerideki yasal düzenlemelerin yönünü gösterdiği için şirketlerin yakından takip etmesi gerekir.
Özel bir kanunun bulunmaması, yapay zekanın hukuki boşlukta olduğu anlamına gelmez. Mevcut kanunlar teknolojiden bağımsız (teknoloji nötr) biçimde kaleme alındığı için yapay zeka kullanımına da uygulanır.
| Hukuki Alan | Temel Mevzuat | Yapay Zeka Bağlamında Örnek |
|---|---|---|
| Kişisel veriler | 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) | Müşteri verilerinin bir sohbet botuna yüklenmesi |
| Ceza hukuku | 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) | Deepfake ile hakaret, ses klonlama ile dolandırıcılık |
| Tazminat | 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) | Hatalı algoritmik karar nedeniyle maddi zarar |
| Kişilik hakları | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) | Kişinin görüntüsünün izinsiz kullanılması |
| Tüketici | 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun | Ayıplı yapay zeka destekli ürün veya hizmet |
| Fikri mülkiyet | 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) | Yapay zekayla üretilen görselin sahipliği |
| İnternet içerikleri | 5651 sayılı Kanun | Deepfake içeriğe erişimin engellenmesi |
| İş hukuku | 4857 sayılı İş Kanunu | Algoritmayla yapılan ayrımcı işe alım |
Avrupa Birliği’nin 2024/1689 sayılı Yapay Zeka Tüzüğü (AI Act), dünyadaki ilk kapsamlı yapay zeka düzenlemesidir. Tüzük yalnızca AB’de kurulu şirketleri değil, AB pazarına yapay zeka sistemi sunan veya çıktısı AB’de kullanılan Türk şirketlerini de etkileyebilir. Avrupa’ya yazılım ihraç eden, AB’li müşterilere hizmet veren girişimlerin bu düzenlemeyi göz ardı etmemesi gerekir.
Tüzük, risk temelli bir yaklaşım benimser:
Temmuz 2026’da yürürlüğe giren “Dijital Omnibus” düzenlemesiyle bazı takvimler ertelenmiştir. Güncel tablo özetle şöyledir:
| Yükümlülük | Uygulama Tarihi |
|---|---|
| Yasaklı uygulamalar ve yapay zeka okuryazarlığı | 2 Şubat 2025 |
| Genel amaçlı yapay zeka modeli sağlayıcılarının yükümlülükleri | 2 Ağustos 2025 |
| Şeffaflık yükümlülükleri (sohbet botu bildirimi, deepfake etiketi) | 2 Ağustos 2026 |
| Bağımsız yüksek riskli sistemler (Ek III) | 2 Aralık 2027 (ertelendi) |
| Ürünlere gömülü yüksek riskli sistemler (Ek I) | 2 Ağustos 2028 (ertelendi) |
Erteleme, yükümlülüklerin kaldırıldığı anlamına gelmez. Yüksek riskli sistem geliştiren şirketlerin, kalan süreyi risk yönetimi, teknik dokümantasyon ve insan denetimi altyapısını kurmak için kullanması gerekir.
Yapay zeka sistemleri; eğitim, kullanım ve çıktı üretme aşamalarının her birinde kişisel veri işleyebilir. Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Kasım 2025’te yayımladığı “Üretken Yapay Zeka ve Kişisel Verilerin Korunması Rehberi (15 Soruda)” ile KVKK’nın bu sistemlere de tam olarak uygulandığını açıkça ortaya koymuştur. Kurum, Şubat 2026’da da etken yapay zeka (insan onayı olmadan eylem başlatabilen sistemler) ile iş yerlerinde üretken yapay zeka kullanımına ilişkin çalışmalar yayımlamıştır.
Uygulamada öne çıkan KVKK yükümlülükleri şunlardır:
Varsayımsal örnek: Bir muhasebe bürosunda çalışan, müşteri listesini ve maaş bilgilerini rapor hazırlatmak amacıyla ücretsiz bir sohbet botuna yükler. Şirketin bu kullanımdan haberi yoktur; KVKK’nın “gölge yapay zeka” olarak nitelendirdiği bu durum, somut olayın özelliklerine göre hem hukuka aykırı yurt dışı aktarım hem de veri güvenliği yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle şirketlerin yazılı bir yapay zeka kullanım politikası oluşturması büyük önem taşır.
Verilerin izinsiz biçimde elde edilmesi veya yayılması, idari yaptırımın ötesinde suç da oluşturabilir. Bu konuyu kişisel verilerin izinsiz ele geçirilmesini düzenleyen suç tipini incelediğimiz yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Türk hukukunda yapay zekanın kendisi bir hukuk süjesi (hak ve borç sahibi olabilen kişi) değildir. Bu nedenle sorumluluk, yapay zekayı geliştiren, piyasaya sunan veya kullanan gerçek ya da tüzel kişiler üzerinde değerlendirilir.
Somut olaya göre başvurulabilecek başlıca sorumluluk hükümleri şunlardır:
Varsayımsal örnek: Bir e-ticaret sitesinin müşteri hizmetleri botu, iade süresini yanlış bildirerek tüketicinin iade hakkını kaçırmasına yol açar. Genel kural olarak işletme, kullandığı botun beyanlarından kendisi sorumludur; “Bu yanıtı yapay zeka verdi” savunması, kural olarak sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca ceza sorumluluğu şahsidir ve tüzel kişilere ceza yaptırımı uygulanamaz. Yapay zeka bir araçtır; suçun faili, aracı kullanarak fiili gerçekleştiren insandır. Mevcut TCK hükümleri, yapay zekayla işlenen fiillere de uygulanmaktadır:
Varsayımsal örnek: Bir şirketin muhasebe müdürü, genel müdürün sesini birebir taklit eden bir telefon araması alır ve “acil” olduğu söylenen bir ödemeyi yapar. Ses klonlama ile işlenen bu tür fiiller, somut olayın özelliklerine göre bilişim sistemleri aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilebilir. Benzer senaryoları internet üzerinden işlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin rehberimizde açıkladık.
Deepfake içerik mağdurları ceza yargılamasının yanında kişilik haklarının ihlali nedeniyle TMK md. 24-25 ve TBK md. 58 uyarınca manevi tazminat da talep edebilir. Yargıtay, internet ortamında kişilik haklarına yönelik saldırılarda içeriğin yayılma hızını ve erişilebilirliğini tazminatın belirlenmesinde dikkate alınacak unsurlar arasında değerlendirmektedir [KÜNYE DOĞRULANACAK: Yargıtay 4. HD, internet yayını yoluyla kişilik hakkı ihlalinde manevi tazminatın belirlenmesi]. Anonim hesaplardan yapılan paylaşımlarda izlenecek yolu sahte hesaplardan yapılan saldırılarda ceza ve tazminat yollarını anlattığımız yazımızda bulabilirsiniz.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre eser, sahibinin hususiyetini (kişisel özelliğini) taşıyan fikir ve sanat ürünüdür (FSEK md. 1/B). Kanun’un 8. maddesi ise eserin sahibinin onu meydana getiren kişi olduğunu belirtir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, Türk hukukunda eser sahibinin bir gerçek kişi olması gerektiği yönündeki yaklaşım ağırlık kazanmaktadır.
Pratikte üç ayrı soru ortaya çıkar:
Bu nedenle yapay zeka araçlarıyla logo, reklam metni veya görsel üreten işletmelerin, aracın kullanım koşullarını incelemesi ve ticari kullanım hakkını yazılı olarak güvence altına alması önerilir.
Özgeçmiş eleme, performans değerlendirmesi ve çalışan izleme sistemlerinde yapay zeka kullanımı hızla artıyor. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesindeki eşit davranma ilkesi ve 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu, algoritmik kararlar için de geçerlidir.
Varsayımsal örnek: Bir şirketin kullandığı aday eleme yazılımı, geçmiş işe alım verileriyle eğitildiği için belirli bir yaş grubundaki adayları sistematik olarak eler. İşveren, “kararı yazılım verdi” diyerek sorumluluktan kurtulamaz; aday, KVKK md. 11 kapsamındaki itiraz hakkını kullanabileceği gibi ayrımcılık iddiasıyla da başvuru yapabilir.
Bolak Hukuk Bürosu olarak müvekkillerimize, yapay zeka kullanımına başlamadan önce şu adımları değerlendirmelerini öneriyoruz:
Deepfake bir içerik, sahte ses kaydı veya algoritmik bir karar nedeniyle zarar gördüyseniz şu adımlar genel bir yol haritası sunar:
Yapay zeka hukuku, kuralları hâlâ şekillenmekte olan dinamik bir alandır. Türkiye’de müstakil bir yapay zeka kanunu henüz yürürlükte olmasa da KVKK, Türk Ceza Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve FSEK, yapay zeka kullanımından doğan uyuşmazlıklara bugün itibarıyla uygulanmaktadır. AB Yapay Zeka Yasası ise Avrupa ile iş yapan Türk şirketleri için somut yükümlülükler doğurmaktadır.
Her olayın kendine özgü teknik ve hukuki boyutları bulunduğundan, değerlendirmenin somut olayın özelliklerine göre yapılması gerekir. Deepfake, ses klonlama veya bilişim yoluyla işlenen suçlarla karşılaştıysanız ceza hukuku alanındaki hizmetlerimiz hakkında bilgi alabilir, Bolak Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Hayır. Yazımızın hazırlandığı tarih itibarıyla yalnızca yapay zekayı düzenleyen, yürürlükte bir kanun yoktur. TBMM’de kanun teklifleri bulunmakta olup yapay zeka kullanımına bugün KVKK, TCK, TBK ve FSEK gibi mevcut kanunlar uygulanmaktadır.
Yapay zeka hukuk süjesi olmadığından sorumluluk; sistemi geliştiren, piyasaya sunan veya kullanan kişi ya da şirkete aittir. Hangi tarafın sorumlu olduğu, kusur durumuna ve sözleşme ilişkisine göre belirlenir.
Deepfake üretmek tek başına her durumda suç değildir. Ancak içerik bir kişiyi küçük düşürüyor, özel hayatını ihlal ediyor, kişisel verilerini yayıyor veya dolandırıcılık amacıyla kullanılıyorsa hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal veya nitelikli dolandırıcılık gibi suçlar gündeme gelebilir.
FSEK’e göre eser sahibi, eseri meydana getiren gerçek kişidir. İnsan katkısı olmadan tamamen yapay zekanın ürettiği içeriklerin eser olarak korunması tartışmalıdır; kullanıcının yaratıcı katkısı arttıkça koruma ihtimali de artar.